ÇOCUKLAR İÇİN SİYASİ HAKLAR – DEMOKRASİ HAKKI

Demokrasi hakkı,  toplumun kendi kendisini yönetmesi hakkıdır. Demokrasi bugün için mükemmel bir biçimde işlemiyor olabilir, ama yine de insanların bugüne kadar bulduğu en iyi yönetim şeklidir. Eğer insanlar herhangi bir baskı altında kalmaksızın oylarını diledikleri yönde kullanabilirlerse, bu çoğunluğun yönettiği demokrasiyi güvence altına alacaktır. İyi işleyen demokrasilerde sağlık ve eğitim gibi kamu hizmetlerinden sadece ayrıcalıklı bir azınlık değil, herkes yararlanabilir. İşin umut verici tarafı, bugün gelişmiş demokrasilerde yozlaşmış liderlerin ve diktatörlüklerin sayısı azalırken demokratik hükümetlerin sayısının giderek artmasıdır[1]. Olması gereken bu ama çağımızda maalesef dünyada ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ekonomik nedenlerden dolayı birçok ülkede din, milliyet, mezhep üzerinden siyasal politikalar üretilmekte, bu nedenle demokrasi gelişmek yerine gerilemektedir.

Demokratik bir toplum demokratik yollardan seçilmiş bir yönetimin ve ulusal kurumlardan oluşan bir sistemin ötesindedir. Güçlü ve bağımsız yerel yetkililer, ulusal ve yerel ölçeklerde gelişmiş ve faal bir sivil toplum, işyerlerinde ve okullarda demokratik etiğin yerleşmesi demokrasiye inanmış bir toplumun başlıca göstergeleridir. Demokrasi, her gün ve her yerde beslenmesi gereken pratik bir süreçtir. Halkın taleplerini dile getirdiği, baskı oluşturduğu ve hükümetin gidişatını sürekli olarak izlediği durumlarda demokrasi daha etkili biçimde işler ve yurttaşların çıkarlarına daha iyi hizmet eder[2]. Özellikle okullar demokrasinin öğrenildiği ve uygulandığı, demokratik tutum ve davranış biçimlerinin belirlendiği yaşam alanlarıdır. Bu nedenle çocuklar için hukuk ve adalet bilinci eğitiminin zorunlu olması hayati önem arz etmektedir. Çocuklar adaletli olmayı, demokrat olmayı doğuştan öğrenemezler, anne ve babaları, öğretmenleri tarafından çocuklara bu etik değerlerin öğretilmesi ve bu etik değerlere uygun davranışlar sergilemelerinin özendirilmesi gerekir.

Demokrasinin gelişmesini sürdürebilmesi için çocuklara bunu yaşamın bir değeri olarak görmeleri öğretilmelidir. Demokrasinin inşası için gerekli beceriler çocuklarda kendiliğinden gelişmez. Demokrasiyi öğretmek, çocukları, gelecekte demokrasiyi koruyup şekillendirecek yurttaşlar olarak hazırlamak demektir. Dolayısıyla demokrasi mümkün olan en küçük yaşlardan başlayarak, her tür eğitimin temel bileşenlerinden biri olmalıdır. Avustralyalı bir eğitim danışmanı olan Lianne Singleton’un da ileri sürdüğü gibi, eğitimcilerin, demokrasinin mümkün olduğu, demokratik bir yaşam tarzının toplumda ve çocukların bulundukları ortamlarda yaşayabileceği konusunda ikna olmaları gerekir. Eğitimciler hiçbir demokrasinin ve hiçbir hükümetin mükemmel, hiçbir ideolojinin de sorgu kabul etmez yetkinlikte olmadığını anlamalarında çocuklara yardımcı olmalıdır. Sağlıklı bir demokraside yurttaşlar liderlerinin kararlarının gerçek nedenlerini sorgularlar ve eylemlerini izlerler[3].

Çocuklar için hukuk ve adalet bilinci eğitimi kapsamında demokrasinin önemini ve gerekliliğini özendirmek, tartışmak, eleştirel düşünmek ve yapıcı eleştirilerde bulunmak çok gereklidir. Çocuklar, hareketleriyle ilgili sorumluluk almasını öğrenmelidir. Eğitimle ilgili bu sonuçlar ancak eylemle elde edilebilir. Demokrasinin temel kavramları çocuklar tarafından anlaşılmalıdır; demokratik bir ortamda yaşamak ve eylemde bulunmak tek ve en iyi alıştırmadır. Okullar, kurumlar, çocuk kulüpleri ve kuruluşları, hatta demokratik ilkelere saygılı ve demokratik yapılara sahip aileler bile çocukların demokrasinin ne olduğunu öğrenmede en iyi modeller olarak işlev görürler. Demokratik ilkeler okul yapılarına ve müfredata nüfuz etmeli, okul ilişkilerinde yerleşik standartlar haline gelmelidir. Eğitimciler çocuklara duydukları saygıyı çocukların karar alabilecekleri organlar oluşturarak, akran ilişkileriyle, kendi etkinliklerini organize etmelerinde çocuklara güvenerek; yeni konuları ortaya atmalarında, tartışmalarında, görüş geliştirmelerinde, çatışmaların çözümü için stratejiler geliştirip makul hedeflere ulaşmalarında onlara yardımcı olarak sergilemelidirler. Bu tür katılım deneyimleri çocukları yetkinleştirme, katılımın değerli bir çaba olduğuna onları inandırma bakımından çok önemlidir[4].

[1] Hakların İçin Ayağa Kalk, s. 54.

[2] Pusulacık, s. 232.

[3] Pusulacık, s. 234.

[4] Pusulacık, s. 234.