Yasaların özellikle Cumhuriyet savcıları ve kolluk görevlilerince çok iyi bilinmesi ve uygulanması gerekir.

Ceza kanunları bireyin hak ve özgürlüklerine derin biçimde müdahale eden yaptırımlar içermektedir. Bu neden- ledir ki bir ülkedeki ceza kanunu- na hâkim felsefe, değer ve ilkeler, o ülkedeki siyasî rejimin niteliğini gösterir. Kişi hak ve özgürlüklerinin demokratik toplumun gereklerine uygun olarak geniş bir şekilde ko- runabilmesi için yasaların özellikle Cumhuriyet savcıları ve kolluk görev- lilerince çok iyi bilinmesi ve uygulan- ması gerekir. İnsanların adaletsiz ve haksız biçimde ceza ve/veya tedbir- lere maruz bırakılmaması için başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşme- si olmak üzere birçok uluslararası sözleşme ve belgede bireyi ceza kanunlarının keyfi uygulanmalarına karşı güvence altına alan hükümlere yer verilmiştir. Bu sözleşmelere taraf olan ülkemizin anayasasında da aynı esaslar öngörülmüş olduğundan, ceza kanununun amacını tanımlayan maddeyle, bireyin sahip bulunduğu hukukî değerler, hak ve özgürlükleri- nin güvence altına alınması ön plana çıkarılmıştır. Bireyin adalet ve güven- liğin sağlandığı bir toplumda yaşama hakkının gereği olarak, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması ile suç iş- lenmesinin önlenmesi, ceza hukuku- nun temel amaçları arasındadır. Hu- kuk güvenliğinin temel taşlarından biri de etkin, donanımlı ve değişen teknolojiyi kolayca benimseyip kul- lanabilen bir Cumhuriyet Başsavcılığı kurumudur. Ceza soruşturmasında ve yargıla- masında, medenî yargılamadan fark- lı olarak, şeklî gerçekle yetinilmeyip maddi gerçek araştırılır; ceza soruş- turmasının ve yargılamasının amacı, hiç bir duraksamaya yer vermeden maddî gerçeğin ortaya çıkarılma- sıdır. Bu araştırmada, yani gerçeğe ulaşmada hayatın olağan akışına uy- gun olan mantık yolunun izlenmesi gerekir. Gerçek, akla uygun ve realist,olayın bütünü veya bir parçasını tem- sil eden kanıtlardan veya kanıtların bütün olarak değerlendirilmesinden ortaya çıkarılmalıdır. Varsayımlara dayanılarak sonuca ulaşılması, ceza soruşturmasının ve yargılamasının amacına kesinlikle aykırıdır. Kaldı ki ceza yargılamasında kuşkunun bu- lunduğu yerde, mahkûmiyet kararın- dan söz edilemez. Ceza hukukundaki en önemli un- surlar, eylemler ve delillerdir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için Cum- huriyet savcısının şüphelinin hem lehine hem de aleyhine delil topla- mayı bir zorunluluk olarak görmesi şarttır. Sadece şüpheli aleyhine delil toplama faaliyeti, gerçek faillerin kaçmalarına ve delil karartmalarına sebebiyet vermektedir. Cumhuriyet savcısının deliller üzerinden şüphele- ri yenerek olayı aydınlatması şarttır. Günümüzde ceza yargılamasında vicdani delil sistemi geçerlidir. Vic- dani delil sistemi, uzun tarihsel bir gelişim sonucunda varılmış önemli bir aşamadır. Vicdani delil sistemi hem her şeyin delil olarak kabul edil- mesi serbestliğini hem de delillerin serbestçe değerlendirilmesi serbest- liğini ifade eder. Gerçekten de maddi gerçeği arayan ceza muhakemesinde belli hususların belli delillerle ispatı zorunlu olmadığı gibi, mahkemede tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı değildir. Bu nedenle ceza muhake- mesinde hukuka uygun yöntemler- le elde edilmiş her şey delil olabilir. Cumhuriyet savcısı, suç bazında hu- kuka uygun delil toplama tekniklerini geliştirerek standardize etmelidir. Soruşturmayı Cumhuriyet savcısı yapar. Cumhuriyet savcısı, adalet or- ganıdır. Kanunlar çerçevesinde suç- ları soruşturur ve ceza soruşturması yapan polis, jandarma veya gümrük memurları gibi diğer makamların yaptıkları araştırmaları sorumlu mer- ci sıfatıyla yönetir. Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğ- renmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üze- re hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yar- gılamanın yapılabilmesi için, emrin- deki adlî kolluk görevlileri marifetiy- le, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını koru- makla yükümlüdür. Kolluk görevlile- rinin nitelik ve nicelikleri göz önüne alındığında Cumhuriyet savcısının özellikle ağır cezalık suçlarda soruş- turmayı bizzat yapması şarttır. Cumhuriyet savcısı önemli veya hukuken ya da fiilen zor olaylarda olayı en baştan itibaren bizzat ay- dınlatır, özellikle olay yerini inceler ve şüpheli ile tanıkları bizzat dinler. Mağdur ve tanıkları bizzat dinleyip dinlememe konusunda karar verir- ken, işlenmiş olan suçun sonuçla- rını dikkate alır. Cumhuriyet savcısı yardımcı memurlarını, polisi veya jandarma gibi başka makamları gö- revlendirirse, araştırmaları yönetmek mecburiyetindedir. Hiç olmazsa yönü ve kapsamı belirler. Belirli araştırma işlemlerinin yapılma şekli konusunda emirler verebilir. Anayasa tarafından korunan hak- lara (kişiye özgürlüğü, konut doku- nulmazlığı vs.) yönelik sınırlamalar- da, anayasanın orantılılık prensibi göz önünde tutulur; özellikle şüpheli olmayan kişilerin haklarına dokunan tedbirlere başvurulurken (örneğin arama noktaları kurulur veya evde arama yapılırken) orantılılık ilkesine hassasiyetle riayet edilir. Cumhuriyet savcısı, şüpheliyi veya şüphelileri soruşturmanın ama- cının zorunlu kılmadığı küçük düşü- rücü işlemlere maruz bırakmamak zorundadır. Özellikle diğer makam ve şahıslarla yapılan yazışmada buna özen gösterilir. Şüphelinin adının veya ona isnat edilen fiilin belirtilmesi kaçınılmaz ise de şüpheli hak- kında sadece suç işleme şüphesinin bulunduğu açıkça belirtilmelidir. Belli bir fail ile ilgili araştırmalar yapılırken başka kişiler hakkında da araştırma yapılıyorsa, Cumhuriyet savcısı bu kişilere, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek ko- şuluyla, haklarında yapılan işlemle- rin niteliğine dair bilgi verir. Cum- huriyet savcısı, mağdur bakımından ceza soruşturmasından kaynakla- nan maddi veya manevi olumsuz- luk içerir yüklerin mümkün olduğu kadar az tutulmasına özen gösterir. Cumhuriyet savcısının soruş- turmayı hızlandırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Araştırma ve soruş- turmalar ilk aşamada, kamu dava- sının açılması veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi konu- sunda hızlı bir değerlendirme yap- maya yetecek ölçüde yapılır. Bütün araştırma ve soruşturma işlemleri- nin aynı anda ve yan yana yürütül- mesine özen gösterilir. Olayın ve şüphelinin belirlenmesi ile delillerin tespiti veya bir tedbire hükmedil- mesi bakımından önemli olan haller, duruşmanın kesintisiz bir şekilde yürümesini sağlayacak oranda, et- raflı şekilde aydınlatılır. Tutuklu işlerdeki araştırma iş- lemleri özel olarak hızlandırılır. Ka- muoyunun ilgisini çeken suçlar ile kovuşturma zamanaşımı kısa olan suçlarda da buna dikkat edilmelidir. Araştırma işlemleri yapılırken ge- reksiz masrafların önüne geçilecek şekilde davranılacaktır. Yapılacak araştırmaların önceden planlanma- sı ve soruşturma veya kamu davası açmamaya ilişkin yasal olanaklar- dan yararlanılması gerekir. Araştır- maların belli standartlara bağlan- ması (yapı taşlarını oluşturmak veya olay gruplarına göre soruşturmayı sonlandıran kararlar vermek gibi) olanaklarından yararlanılmalıdır. Suç oluşturmayan olaylarda eşyalar muhafaza altına alınmamalı, hızlı bir şekilde hak sahibine geri verilmeli- dir. Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda ye- terli şüphe oluşturuyorsa Cumhu- riyet savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi Cumhuriyet savcısına aittir. İddianamede suçun işlendiği zaman ve işlendiği yer konusunda açıkla- ma gerektiği gibi, olay öyküsünde isnat edilen fiilin ne olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız, biri diğeri- nin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden filleri yönünden de iddi- anamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Cumhuriyet savcısının düzenlediği iddianame de, mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar ver- mesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemler delilleriyle ilişkilendirilmek suretiy- le ayrı ayrı açıklanıp belirtilmelidir. Diğer bir ifadeyle, iddianamede suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilme- lidir. Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulamaya Ceza Muhakemesi Kanunu kuralları kesin engel oluşturur. Hâkim, fiilin niteli- ğini tayin ve takdir açısından iddi- anamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddi- anamede bir olayın açıklanması sı- rasında başka bir olaydan söz edil- mesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. Mahkeme iddianamede anlatılan fiil ile bağlıdır. İddianame- de dava konusu yapılan ve her biri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her fiilin yer, zaman, mekân, taraflar ve delilleri ile birlikte açıklanması gerekir. Sanığın suç oluşturan han- gi eylemlerden yargılandığını bilme hakkı vardır. Cumhuriyet savcısının özenli ve titiz bir şekilde delil toplayıp iddi- aname düzenlemesi, savunmanın kutsallığı ve kullanılması açısından hukuki bir güvencedir.