Hukuk ve Adalet Bilinci

1. GENEL OLARAK

Hukuk ve adalet bilinci projesi; hak, hukuk ve adalet kavramlarının öğrenciler tarafından benimsenmesi amacıyla geliştirilmiştir. “Hukuk ve Adalet Bilinci” aracılığıyla  öğrencilerde sorunları ele alma, hukuk bilinci kazanma, özgürlüklerini, haklarını bilme ve haklara eşlik eden sorumlulukları tanıma, haklarını arama konusunda cesaret gösterme, hak arama yolları ile ne zaman ve nasıl harekete geçilmesi gerektiğini öğrenme, hakların hukukla güvence altına alındığını bilme, adalet sistemi ve uygulayıcılarını tanıma ile uzlaşma kültürünü oluşturma konularında duyarlılık geliştirilmesi beklenmektedir. Bununla beraber günlük yaşamda makul olma, diğer bireylerin haklarına saygı gösterme, adil olma, adalete güvenme ve hukukun üstünlüğünü kabul etme gibi olumlu tutumların da geliştirilmesi hedeflenmektedir[1].

Hukuk ve adalet bilinci projesinin temel fikir ve amacı; adalet ve hukuk sitemi içerisinde yaşayan çocukların, öğretmenleri ve ebeveynleri aracılığıyla özel durumlarına uygun bir eğitime tabii tutulmaları sağlanmalıdır. Çocuklara verilen eğitim, onların gelişimlerini en fazla ölçüde sağlayacak düzeyde olmalıdır. Eğitim, çocukların hoşgörüsünü, kendi kültürüne ve farklı kültürlere saygısını, ayrımcılığa karşıtlığını, doğaya saygısını arttıracak biçimde düzenlenir. Çocuğun kendi kültürü, bulunduğu ülkedekinden farklıysa gelişim ve eğitim hakkının her aşamasında buna gereken özen gösterilir.

Çocukların çocuk hakları sözleşmesinden kaynaklanan kendilerine özgü hak ve özgürlükleri bulunmaktadır. Çocukların fiziksel, sosyal, kültürel ve fikirsel ihtiyaçlarını önceleyen bir eğitim ve hukuk politikası geliştirilmelidir. Her durumda çocukların yararlarının gözetilmesi, korunması, hukuk ve adalet sitemlerinin  yıpratıcı süreçlerinden en az zararla  çıkmaları sağlanmalıdır. Modern hukuk ve adalet sistemlerinde, çocukların doğuştan elde ettikleri hak ve özgürlükleri kavrayarak içselleştirip tam olarak hayata geçirilebilmesi için eğitim hizmetlerden hukuk alanına kadar uzanan  hukuk ve adalet eğitimini  ilköğretime  sokan bilimsel ve kurumsal yapıya ihtiyaç duyulmaktadır.

 Bu proje ile çocukların başkalarına saygı ve sorumluluk anlayışları geliştirilerek temel hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlanmıştır. Çocuklar için hukuk ve adalet eğitimi ile çocukların haklarının neler olduğu anlatılarak hak ve özgürlüklerin uygulamaya geçilmesi sağlanarak çocukların mutlu olacağı bir yaşam hedeflenmektedir. Bu proje ile hukuk güvenliğinin yaşamsal önemi konusunda çocuklarda bilinçlendirme sağlanarak çocukla için ırk, renk, cinsiyet, yaş, dil, din, milliyet, siyasal veya başka bir fikir, kültürel inanç veya uygulama, mülkiyet, doğum veya aile statüsü, etnik veya toplumsal köken ve özgürlük gibi sebeple ayrımcılık yapılmaksızın, yeryüzündeki herkes için bir yaşam güvencesi amaçlanmaktadır. Çocuklara başkalarının hak ve özgürlüklerinin başladığı noktalarda kendi hak ve özgürlüklerinin demokratik toplumun gereklerine uygun bir şekilde sınırlama getirilmesinin toplumsal barışı ve gelişmeyi sağlayacağı öğretilmelidir.

Çocuklar için hukuk ve adalet bilinci projesinin diğer bir amacı ise çocuk, toplumun geleceğini belirleyen en önemli insan kay­nağı olduğuna göre, insan haklarının yetişkinlik döneminde kul­lanılabilmesi, çocuk haklarının korunup güvence altına alınması ile mümkün olabilir[2]. Bu nedenle hukuk ve adalet bilinci eğitiminin çocukluktan başlayarak yetişkinlik dönemlerinde birey olarak insan haklarına saygılı tutumlar geliştirmelerini sağlamaktır. Hukuk toplumun oksijenidir. Hukuk olmazsa toplum ölür. Hukukun çocuk yaşlarda öğretilerek vicdanlı bireylerin artırılması çağdaş bir demokratik bir toplum olmamızı hızlandıracaktır.

Çocuklara hangi hakları olduğunu, hangi hakları nasıl kullanacakları öğretilerek çocuklarda hukuk ve adalet bilincine  ilişkin  farkındalık yaratmak suretiyle çocukların hem çocukken hem de yetişkinken hak ve sorumluluklarını daha bilinçli bir şekilde   kullanmaları  sağlanmaya çalışılacaktır. Çocuklara  yönelik olarak yolsuzluk, ahlaki çöküntü,  fiziksel ve siber savaş,  çevrenin bozulması, kirlilik,  ötekileştirme, ırkçılık, kökten dincilik ve  ırka dayalı milliyetçilik, teknoloji  bağımlılığı kavramlarının tehlikeleri veya zararları  çocuklara öğretilerek hem çocukluk dönemlerinde hem de yetişkinlik dönemlerinde faydalanabilecekleri  insan hakları ve vicdanlı birey olma bilinci oluşturulup, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygının geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Ülkemizde yaşayan farklı bakış açıları olan insanları katı ideolojilerle barış içinde yaşatamazsınız. Ancak hak, özgürlük ve hukuk güvenliğini sağlayan evrensel hukuk ilkeleri ile farklı köken, mezhep veya dinden olan insanları barış içinde birlikte yaşatabilirsiniz.  Demokrasilerde birlikte yaşayabilme becerisi kendiliğinden ortaya çıkmaz. Demokratik bir hukuk devletinde birlikte yaşayabilmek için, insanların doğuştan sahip oldukları temel hak ve özgürlükler çocuklara ailede ve okulda öğretilmeli, bu eğitim süreci hayat boyu çeşitli aktivitelerle beslenerek  geliştirilmelidir. Demokratik bir hukuk devletinde çocukların temel hak ve özgürlükleri öğrenmeleri ve içselleştirebilmeleri için en küçük yaşlardan itibaren eğitilmeleri gerekmektedir. Çocuklara, günlük yaşamda karşılaşabilecekleri hak ve sorumluluklarını ilgilendiren sorunların çözümüne katkı sağlayacak davranış biçimleri kazandıracak nitelikte,  geleneksel usullerden farklı bir eğitim ile  toplumsal barışın  oluşturulması  gerekmektedir.

İnsan hakları mücadelesinin temel amacı, yeryüzünde yaşayan herkese saygın bir yaşam güvencesi sağlamaktır. Peki ama bu nasıl sağlanacak? Rahat ve güvenli bir yaşam sürenler için anlam ifade eden şeyler toplumun alt sınırlarında yaşayanlar için hiçbir anlam ifade etmeyebilir. İnsan hakları sorunlarıyla başa çıkabilmenin yollarından birincisi “saygı” sözcüğüdür. Bunun anlamı, her iki tarafın da görüşlerini gerçekten dinlemek ve duymaktır. İkincisi ise “sorumluluktur”. “Sorumluluk”, kendi haklarımı güvence altına almakla, onları sorumluluk bilinciyle, başkalarının kendi haklarından mahrum olmalarına neden olmayacak biçimde kullanmak arasındaki dengeyi bulmaktır[3].

2. HUKUK VE ADALET BİLİNCİ EĞİTİMİ

Çağdaş bir hukuk devletinde hukuk ve adalet bilinci eğitimi şarttır. Zira çocuklar hangi eylemleri nedeniyle nasıl bir cezayla karşılaşacaklarını bilmedikleri bir hukuk düzeninde hukuki güvenlikten yoksun olacaktır. Bu hususta değinilmesi gereken diğer bir nokta ise, hakları ve sorumlulukları düzenleyen kanun metinlerinin açık ve belirgin olmasının yalnızca hukukçular için sağlanmasının kişilerin hukuki güvenliği için yeterli olmayacağı gerçeğidir. Nitekim Anayasa ve yasa hükümlerinin teknik terimlerle veya günlük yaşamda kullanılmayan ifadelerle yani toplumun anlayamayacağı bir şekilde yazılmaları halinde çocuklar kendi özgürlüklerinin sınırlarını ve sorumluluklarını bilemeyecekleri gibi kanunların anlam ve yorumları da idarecilerin, hukukçuların veya kolluk görevlilerinin tekelinde bulunacaktır. Hiç şüphe yok ki böylesi bir durumda kişiler hukuki güvenlik içinde bulunmayacağı gibi bireysel ve toplumsal gelişmeyi de sağlanamayacaktır. Yasaların amacı çocukları cezalandırmak değil, suç olarak öngörülen fiillerin çocuklar tarafından gerçekleştirilmesinin önlenmesini sağlayarak çocukları  eğitmektir. Suçları ve cezaları düzenleyen kanunlardan toplumun haberdar olması vazgeçilmez bir şarttır. Bununla beraber toplumu suçlar ve cezalar hakkında bilgilendirme görevi, siyasetçilerin, eğitimcilerin ve ceza hukukçularının olmalıdır.

Çocukların kendilerine yönelik işlenen suçlara karşı çıkabilmeleri için, haklarını ve özgürlüklerini bilmeleri gerekir. Kendi haklarını ve özgürlüklerini bilen çocuk başkalarının da hak ve özgürlüklerine de saygı duymayı öğrenir. Hukuk ve adalet bilincine sahip olan çocuklar, aile içerisinde, okulda ve yaşamın diğer alanlarında insan hakları ve hukuk güvenliği anlayışlarını geliştirerek, özgür, gelişmiş ve daha az suç işleyen, saygı  ve sorumluluk duyguları gelişmiş bir  toplum yaratabilirler. Hukuk ve adalet bilincine sahip olan çocuklarda özgürlük, demokrasi,  eşitlik, hoşgörü, uzlaşma ve farklılıklara karşı saygı kültürü gelişmiştir.

Çocuklar için hukuk ve adalet bilinci eğitimi, herkes için hukuk güvenliğine dayalı, gelişmiş ve özgür bir insan hakları anlayışı oluşturmaya yönelik bir süreçtir. Bu süreçte öncelikle hak kavramı, insan hakları, hukuk, sivil ve siyasi hakları, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ve uluslararası çocuk hakları sözleşmeleri incelenecektir.

İnsan Hakları mücadelesi hiçbir zaman sona ermez. Birçok yasa ve antlaşma yürürlüğe girmiş olabilir, ama bu yeterli değildir. Bunların uygulamaya da geçirilmesi gerekir. Her zaman için uyanık olmamız gerekir. Önceleri çocukların insan hakları konusu üstüne fazla bir şey konuşmazlardı; aslında, insanların çoğu insan hakları konusunda bizim bugün konuştuğumuz gibi konuşmamaktaydı. O günden bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda televizyonla, internetin yardımıyla dünyanın neresinde bir insan hakları ihlâli meydana gelse hepimizin haberi oluyor. Ancak, insan hakları ihlalleri devam etmektedir; bu projenin bu kadar önemli olmasının nedeni de budur. Şu anda, bu projeyle kendi haklarınızı ve dünyanın dört bir yanında yaşayan sizin gibi çocukların haklarını savunmak üzere, ilk adımı atmak üzeresiniz[4].

3. HUKUK VE ADALET BİLİNCİ EĞİTİMİNİN AMACI

Çocuklar için hukuk ve adalet bilinci eğitiminin temel amacı,  yaşam hakkını önceleyen, eşitlik, adil yargılanma hakkı, masum sayılma hakkı, özel yaşamın gizliliğine saygı hakkı, düşünceyi ifade özgürlüğü, eğitim özgürlüğü, demokrasi ve barış isteme hakları gibi insan hakları ve özgürlükleri konularında farkındalık yaratmaktır. İnsan hakları, çağdaş, demokratik ve laik bir hukuk  düzenini benimseyen insanların sayılarının hızla  gelişmesi  ile mümkün olabilecektir Çocuk hakları insan haklarının özünü ve temelini oluşturur. Ayrımcılık ve sömürgecilik ile gelişen küreselleşme ile beraber ortaya çıkan, ekonomik ve kültürel sömürü düzeni, ırkçılık, terörizm, siyasete duyarsızlık, milletler veya aynı milletteki insanlar arasındaki gelir dağılımındaki uçurumlar, din ve mezhep savaşları veya siyasetin medyatik hale gelmesi gibi toplumsal ve siyasal gelişmeler, barış ve insan hakları için büyük tehlikeler ve zararlar oluşturmaktadır. Hukuk ve adalet bilinci eğitiminin temelinde insan hakları bulunmaktadır. Anayasalar, sözleşmeler ve yasalar çocuk hakları ve  toplumsal gelişmeye  hizmet ederler.

Çocuklar için hukuk ve adalet bilinci eğitimi sürecinde insan haklarını ve özgürlüklerini öğrenmek gereklidir ancak tek başına yeterli değildir. İnsan haklarını ve özgürlüklerini evrensel kurallarıyla içselleştirerek hayatımızın içine sokarak çifte standart yapmaksızın uygulamak gerekir: İnsan hakları ve özgürlükleri felsefesiyle yaşamak, dünyada ve ülkemizde ırk, cinsiyet, dil, din, mezhep, inanç ve köken ayırımı yapmaksızın herkesin haklarının güvence altında bulunması için çalışmak insan uygarlığını geliştirecektir.

Çocuklar ayrı ayrı kişilikleri olan özel bireyler olup, büyüklerle eşit haklara sahiptir. Çocukları korumak için hem ülkemizde hem de bütün dünyada kabul edilmiş uluslar arası insan hakları sözleşmeleri bulunmaktadır. Bu sözleşmelere göre, çocuklar bu haklara sonradan değil doğdukları andan itibaren sahiptirler. Çocuklar  bu haklara sadece evlerinde değil,  sosyal medyada,  okulda, otobüste, parkta, sinemada, spor  ve oyun alanlarında sahiptirler.

Çocuk haklarının eğitimi, çocuklarını temel haklarının değerinin anlaşılmasına katkıda bulunur. Demokratik kurumları güçlendirir. Çocuklara yönelik olumsuz tavırların değiştirilmesini sağlar. Tehlike altındaki çocuk guruplarına yönelik önyargı ve zarar verici kültürel uygulamalarla savaşma ve bunları ortadan kaldırmaya katkıda bulunur[5]. Toplumda ana babalar, öğretmenler ve işverenler gibi yetişkinlerin de çocukların üzerinde serbestçe tasarruf da bulunabilecekleri nesneler değil, doğdukları andan itibaren yetişkinlerle aynı haklara sahip bireyler, diğer bir ifadeyle, hak özneleri olduğu bilincinin gelişmesini sağlar. Toplumda ana baba ve öğretmenlerin eğitim ve disiplin konularında sınırsız yetkileri olmadığı, olayın dışındaki öğretmen, komşu, akraba gibi kişilerin çocuklara kötü davranmasına seyirci kalmayıp yetkili makamlara başvurmaları bilincini yerleştirir[6]. Çocuk hakları çocukları ayrımcılık, dayak, hakaret, cinsel istismar ve sömürü, zorla çalıştırma gibi kötü muamelelerden korur. Eğer çocukların kurallarla ve kanunlarla ilgili bir sorunu olursa, çocukların kendilerini savunmasına yardımcı olur[7]. Devletin, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin herkes tarafından öğrenilmesini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Çocuğun Sözleşme ve yasalarla tanınan hakları özgürce kullanabilmesi için önce haklarını  öğrenmesi gerekmektedir.  Çocuklar hiçbir şekilde insanlık dışı yöntemlerle ya da aşağılanarak cezalandırılamaz. Bir çocuk suça itilmişse ona uygulanacak ceza yaşına ve gelişimine uygun, onun eğitimini engellemeyecek şekilde olmalıdır.

Suç oranının düşük olması veya hukuk davalarının azlığı haksızlıkları uzlaşma, arabuluculuk vesaire demokratik hak arama yöntemleri ile aşan bir toplumun varlığı, güçlü bir sosyal ve kültürel alt yapı ile yetişmiş yurttaş sayısına bağlıdır. Eğitim çağındaki öğrencilerin şimdinin çocukları yarının yetişkinleri olarak  özgürlük, hak ve sorumluluk bilincine sahip olması, güncel hayatta karşılaşabileceği sorunlara yönelik temel hukuki bilgi ve becerileri edinmeleri ayrı bir önem taşımaktadır. Hukuk bilincinin yüksek olduğu toplumlarda uyuşmazlıkların çıkma olasılığının daha az olması ve anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle daha kolay çözülmesi nedeniyle; demokrasi, uzlaşı, birlikte yaşama ve farklılıklara saygı kültürünün toplumda yerleşmesi; kısaca demokrasimizin daha da gelişmesi ve hukuk devletimizin güçlenmesi için hukuk ve adalet eğitiminin küçük yaşlardan itibaren verilmesi gerekmektedir. Bunun için öğrencilerin yaşamlarında farklı bakış açılarının geliştirilip tartışılabileceği, barışçıl çözüm ve hak aramanın özendirileceği, aktif vatandaşlığın gereği olan davranış biçimlerinin oluşabileceği ve haklara saygının var olduğu bir eğitim ortamının yaratılması esastır[8].  Hukuk ve adalet bilinci eğitimi alan bir birey, hukuk kurallarına uymasının bir sorumluluk ve ödev olduğunu öğrenir. Bunun sonucunda; başkalarının haklarına saygı duymayı, adaletli olmayı ve insanlara eşit muamelede bulunmayı benimser. Bu bilinç toplumda yaşayan bireylerin huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamasına imkân tanır[9].


[1] Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Hukuk ve Adalet Dersi Öğretim Programı, s.7.

[2] Kaboğlu, İbrahim Ö, Çocuklar ve Anayasa, Tekin Yayınevi, İstanbul 2018, s. 51.

[3]                      Robinson, Mary, Hakların İçin Ayağa Kalk, Önsöz, s. 4.

[4] Robinson, s. 4.

[5] Bkz. Akyüz,  Emine, Çocuk Hukuku, Çocukların Hakları ve Korunması, güncelleştirilmiş 6. Baskı, Pegem Akademi, Ankara 2018, s. 17.

[6] Akyüz, s. 17.

[7] Çocuk Hakları İnsan Haklarıdır”, Mucize Reklamcılık Matbaacılık Tasarım Hizmetleri, Ankara 2013, s. 12.

[8] Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Hukuk ve Adalet Dersi Öğretim Programı, s.1.

[9]                      Ünal, Fatma/Kılıç, Muharrem/ Topçu, Ersin/ Aydın, Ufuk /Çolak, Kerem/ İnan, Kubilay/ Aydın, Salih/ Demir, Sadi, Hukuk ve Adalet Öğretim Materyali, Çağlayan Matbaası, Devlet Kitapları, Birinci Baskı, İzmir 2018, s. 32.