Meşru Savunma

Dr. Cengiz APAYDIN

Ceza hukukunda meşru savunma kavramı her zaman güncelliğini koruyan,ceza hukukunun önemli ve problemli alanlarından biri olmuştur. Meşru savunma bir hak olup, cezalandırma ya da öç alma değildir. Meşru savunma genel olarak, güncel haksız bir saldırıya karşı kişinin kendisini ya da üçüncü kişiyi savunmasıdır. 5237 sayılı TCK’nın meşru savunma kurumunun unsurlarını değiştirerek yeniden ele alması, önemli bir gelişme olmakla birlikte, kurumun uygulama alanının genişlemediği ve uygulamada ciddi sorunlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir. Bu konuda önemli noktalardan biri meşru savunma hukukunun temel kavramları ile mahkeme kararları arasında temel bir örtüşme bulunmamasıdır. Özellikle mahkeme kararlarının gerekçesiz ve derinlikten uzak oluşu, öğretinin de uygulamaya ışık tutmasını engellemektedir. Bu durum hukuk güvenliği ve gelişimi açısından oldukça sakıncalıdır. Mahkemelerin genel geçerli ve gerekçesiz kararlarla, meşru savunma kavramını ve meşru savunma kavramı ile ilgili kavramları formüle etmesi, hukuksal ve bilimsel olmayan sonuçlara yol açmaktadır. Bu çalışmada, meşru savunma kavramının derinliği,sınırları ve diğer hukuka uygunluk nedenleri ile aralarındaki ilişki irdelenerek, meşru savunmanın uygulama alanları gerekçeleriyle açıklanarak, uygulamaya yol gösterilmeye çalışılacaktır. Böylece meşru savunma ile ilgili önemli ceza hu kuku sorunlarını tartışmalı olmaktan çıkarmaya gayret edeceğiz.

Meşru savunma tehlikeli insanlara karşı kullanmak için değil, yalnızca kişinin kendisini veya üçüncü şahısları gerçekleşen, ger- çekleşmesi veya tekrarı muhakkak haksız bir saldırıdan korumak için kullandığı içgüdüsel bir güç ve haktır. Yasaları bilen, genel 7 DR. CENGİZ APAYDIN CUMHURİYET SAVCISI olarak ceza hukuku bilincine sahip vatandaşların olması, düzgün ce sınırlandırılmış bir meşru savunma hakkının kullanılması için çok önemlidir. Özellikle kadına yönelik şiddetin hızla arttığı ça ğımızda kötü muameleye maruz kalan kadınların ve yakınlarının meşru savunma kavramının kapsamı konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Hukuk yorumcuları arasında, yakın zamanda özellikle Amerikan hukukunda ilgi odağı olan, kötü muameleye maruz kalan kadınların eşlerini veya erkek arkadaşlarını öldürme olaylarının meşru savunma kapsamına alınması yönünde vurgu yapılmakta ve bir yeniden değerlendirme ihtiyacı olduğu ileri sürülmektedir.

Meşru savunma ve meşru savunma ile ilişkili kavramları inceleyen kitap ve makale sayısının az ve birbirinden oldukça farklı olması, meşru savunmanın uygulanmasını kolaylaştıracak ve derinliklere inen bir çalışma yapma ihtiyacını doğurmuştur. Özellikle uygulamada avukatlar ve Cumhuriyet savcıları tarafından ileri sürülen meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması yönündeki itirazların mahkemelerce gerekçesiz olarak reddi, meşru savunma hukukunun gelişmesini ve uygulanmasını sınırlamaktadır. Bu çalışmada, meşru savunma ve meşru savunma ile ilişkili kavramların birbirleriyle ilişkileri ayrıntılı bir şekilde açıklanarak bir bütün olarak sunulmaya çalışılmıştır. Ancak konunun önemi ve genişliği nedeniyle, kitapta ele alınan başlık sayısının her biri derinliği olan yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir.

Meşru savunma hukukuna katkı sağlamasını umduğumuz bu kitabın hazırlanmasında çok önemli rol oynayan, ceza hukukuna her türlü makale ve kitapları ile ışık tutmuş tüm bilim insanlarına ve YARGI KARARLARINA EMEK VEREN TÜM MESLEKTAŞLARIMA en derin saygılarımı sunarım.