SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARDA ONARICI ADALET KAVRAMI OLARAK UZLAŞMA

1. GENEL OLARAK

            Ceza hukukunda uzlaşma kavramı 2016 ve 2017 yıllarında yapılan yasal düzenlemeler (yasa ve yönetmelik)  doğrultusunda hızla değişmekte ve gelişmekte olup,  uzlaşma kurumunun etkinlik alanının gelişmesi uygulamada önemli ve problemli alanlar oluşturmaktadır.  Yeni suç tiplerinin uzlaşma kapsamına alınmış olması önemli bir gelişme olmakla birlikte, kurumun uygulama alanının altyapı yetersizlikleri nedeniyle uygulamada ciddi sorunlara sebebiyet verdiği gözlemlenmektedir. Bu konuda önemli sorunlardan biri soruşturmada delillerin toplanmadan soruşturma evraklarının uzlaştırma bürosuna gönderiliyor olması ve uzlaştırmacı eğitimlerinin henüz yetersiz olmasıdır. Adalet Bakanlığı’nda Uzlaştırma Dairesi Başkanlığı kurulmalısı, adliyelerde uzlaştırma bürolarının kurularak Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurumsallaştırılması önemli gelişmelerdir.

Uzlaşma kurumu,  alternatif bir uyuşmazlık çözme yöntemi olup taraflara kendi hukukunu yaratma imkanı sağlayan, uyuşmazlığın klasik yargı yöntemleri dışında ancak  adlî ma­kamlar  olan Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkemeler  gözetiminde ve denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir kurumdur.  02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamındaki suçların uygulama alanı artırılmış olup taraflar arasında 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nın  253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyaların uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaşma teklifinin uzlaştırmacılar tarafından yapılması gerektiğinin belirtilmiş olması hem soruşturma hem  kovuşturma hem de kesinleşmiş dosyalarda uzlaşma kapsamına alınan suçlarının yeni düzenlemeler doğrultusunda yeniden ele alınması zaruretini ortaya koymaktadır.            

           Uzlaşma ile taraflar arasında suçla bozulan toplumsal barış yeniden sağlanmış olacağından, yeni uyuşmazlıkların ve suçların önü kapanacaktır. Toplumunun uzlaşmanın hukuki anlam ve sonuçlarını kavraması halinde  uzlaşmaya yatkın yapısı, uzlaştırmacılarımızın yeni ve yeterince eğitimli olmamalarına rağmen üstün performansı ve  uygulamada giderek artan sayıda tarafları tatmin eden şekillerde farklı edimler ile gerçekleşen uzlaştırmaların çoğalması, toplumda  uzlaşma kurumun önemini ve fonksiyonunu arttıracaktır. Özellikle 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesindeki uzlaşma kapsamındaki suçların  artırılmış olmasını  ceza yargılaması açısından bir devrim olarak görmekteyiz.

2.  ONARICI ADALET VE UZLAŞMA KAVRAMLARI

Onarıcı ceza adaleti alanında son zamanlarda suç mağdurlarının yararlarını korumak amacını taşıyan bir hassasiyetin gittikçe güçlenerek ortaya çıktığı görülmektedir. Özellikle suç mağdurlarının korunmasına ve ceza adaleti sistemi içerisinde haklarının geliştirilmesine büyük önem verilmektedir. Uzlaşma kurumu ile öncelikli olarak hızlı bir şekilde mağdurun zararının karşılanması ile mağdurun tatmin edilmesi ön plâna çıkmaktadır: Suça karşı sadece ceza yaptırımı yeterli değildir; zararın giderilmesi ve bozulan toplumsal barışın onarılması en başta gelen amaçlardan sayılmalıdır. Bu bağlamda, uzlaşma kurumu ile suçun mağdurunun suçtan doğan zararını kısa bir süre içerisinde gidererek mağdurlar bakımından önemli bir işlev görebilecek potansiyele sahiptir. Onarıcı adalet, suçtan etkilenen kişilerin ihtiyaçlarını dikkate alarak, suçun olumsuz etkilerinin giderilmesini de amaçlamaktadır. Bu kapsamda fail ıslah edilmekte, mağdur ve toplumun gördükleri zararlar giderilmekte ve onarılmakta ve failin sorumluluk üstlenerek mağdura ve topluma verdiği zararı kabul etmesi ve bunları telafi etmesi için imkân sağlanmaktadır. Ayrıca onarıcı adalet zarar vermekten çok düzeltici, eğitici, affedici, sorumluluk yükleyici ve toplumsal katılımı ve diyalogu teşvik edici bir süreçtir[1]. Onarıcı adalet başlangıç noktası olarak mağduru ele almakta ve gerek maddi gerekse de manevi olarak mümkün olan en kısa süre içinde haksızlığın onarılması suretiyle mağdurun isteklerinin karşılanmasına çalışmaktadır[2].  Öte yandan, bir suçun işlenmesinden sonra fail ve mağdur arasında meydana gelen çekişmeyi,  tarafsız ve bağımsız bir uzlaştırmacının girişimleriyle çözmek ve böylece hem adaleti sağlamak hem de mağduru tatmin etmek de ceza adaletinin hedefleri arasındadır. Zararın giderilmesi fail ile mağdur arasında suç işlenmesiyle bozulan barışı sağlayacak ve taraflara huzur getirecektir.

Genel olarak uzlaşma, uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle,  şüpheli ya da sanığın mağdur veya suçtan zarar görenin kanun ve yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma süreci sonunda anlaştırılmış olmalarını ifade eder. Uzlaşma cezalandırıcı adalet anlayışına alternatif bir uyuşmazlık çözümüdür. Uzlaşma onarıcı adalet anlayışının önemli alanlarından biridir. Diğer bir ifadeyle, uzlaşma, yargılama dışı alternatif çözüm yollarından birisidir. Uzlaşmaya başlamak için şüpheli hakkında iddianame düzenlenecek kadar yeterli şüphe olmalıdır. Uzlaşma, fail ile mağdurun uzlaştırmacı önünde iradelerine uygun bir anlaşma yaparak ceza uyuşmazlığını gidermeleridir[3]. Uzlaştırmada iki temel unsur bulunmaktadır. Bunlardan birincisi tarafsız üçüncü bir kişinin uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olması, ikincisi ise bu kişinin çözüm için tarafları zorlayamamasıdır[4]

3.  Uzlaşma Nedir

Genel olarak uzlaşma, uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle,  şüpheli ya da sanığın mağdur veya suçtan zarar görenin kanun ve yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma süreci sonunda anlaştırılmış olmalarını ifade eder. Uzlaşma cezalandırıcı adalet anlayışına alternatif bir uyuşmazlık çözümüdür. Uzlaşma onarıcı adalet anlayışının önemli alanlarından biridir. Diğer bir ifadeyle, uzlaşma, yargılama dışı alternatif çözüm yollarından birisidir. Uzlaşmaya başlamak için şüpheli hakkında iddianame düzenlenecek kadar yeterli şüphe olmalıdır. Uzlaşma, fail ile mağdurun uzlaştırmacı önünde iradelerine uygun bir anlaşma yaparak ceza uyuşmazlığını gidermeleridir[5].

Uzlaştırma, uzlaşma kapsamındaki bir suç nedeniyle başlatılan ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında,  dosyanın Cumhuriyet savcısı ya da davaya bakan mahkeme tarafından uzlaştırma bürosuna gönderilerek, uzlaştırmacı büro tarafından uzlaştırmacı olarak görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar göreni, kendi aralarında barışmayı sağlayarak suçla bozulan toplumsal barışı yeniden oluşturmak amacıyla öncelikle mağdurun zararının giderilmesine, şüpheli veya sanığın da yargılamanın sonuçlarından kurtulmasına yönelik olarak anlaştırmak için bir araya getirilmesi suretiyle uyuşmazlığın yargı dışı yolla çözümünü amaçlayan bir süreçtir[6].

4. Uzlaşmanın Amacı

Uzlaştırmanın temel ve en büyük amacının “barışma” olduğunu söyleyebiliriz. Zira fail ile mağdurun uzlaşması, -her iki tarafın da aktif katılımını gerektiren kolektif bir yaklaşım sonucu ortaya çıkan barışmanın bir türüdür[7]. Alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olan uzlaşma, hem mağdurun ve hem de failin çözüm sürecine etkin biçimde katıldığı ve süreçte söz sahibi olduğu bir yöntem olması nedeniyle ceza adalet sistemine hizmet eden bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yönüyle uzlaşma, Cumhuriyet savcıların ve mahkemelerin iş yükünü azaltan, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin süreci hızlandıran ve masrafları da mümkün olan en düşük düzeyde tutarak ceza adalet sistemini rahatlatan bir kurumdur. Uzlaşma, ceza adalet sisteminden tümüyle bağışık ve ayrık değildir. Bu nedenle uzlaşmada tarafların adalete ve adaletin yerine gelme sürecine olan güven duygusunu sarsacak uygulama ve davranışlardan kaçınılmalıdır[8]. Uzlaştırmanın amacı hem mağdurun haklarını hızlı ve etkin bir yöntemle elde etme hem de şüpheli ya da sanığın devletle arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmeyi amaçlamaktadır.

Uygulamada mağdurlar, soruşturma ve kovuşturma sürecine katılmadan, avukat tutmadan yargılama masrafı ödemeden, özellikle taksirli suçlarda, daha önceden tanımadığı bir kişiyle husumet içine girmemek, mağduriyetinin bir an önce giderilmesini ve zararlarının karşılanmasını sağlamak için uzlaşmadan yana tavır sergilemektedirler. Kasten işlenen suçlarda da tarafların husumetin büyümemesi ve kısa zamanda barış ortamını sağlamak düşüncesi ile yine karşılıklı uzlaşmayı tercih ettikleri görülmektedir. İşte uzlaşma, şüpheli/sanık haklan kadar mağdur haklarını da gözetmesi ve geciken adaletin de adaletsizlik olduğu düşüncesiyle mağdura, suçtan doğan zararının en kısa sürede giderilmesi olanağını sağlayan bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır[9].

Uzlaşma onarıcı bir adalet anlayışı olup, cezalandırıcı adalet anlayışına bir alternatiftir. Uzlaşmayı benimsemek demek cezalandırma sisteminden tamamen vazgeçmek anlamına gelmemekte, cezalandırıcı adalet anlayışının sakıncalarını mümkün olduğunca en aza indirmeye çalışmaktadır. Çünkü  yargılama sonucunda ispat sorunları nedeniyle fiilin cezasız kalması kuvvetle muhtemeldir. Yine fail cezalandırılsa dahi, fail ile mağdur arasındaki husumet sürmekte, gerçek anlamda bir barış elde edilememektedir. Uyuşmazlık, mahkeme kararı ile sonuçlandığı için, taraflar da kendi beklentileri bakımından sonuçtan tatmin olmamaktadır. Bu tatminsizlik, özellikle mağdurun zararının giderilmemesi veya husumetin sona ermemesi dolayısıyla yeni olaylara gebe olabilmektedir. Suçun karşılığı yalnızca ceza olarak öngörüldüğü için, mağdurun zararının giderilmesi tali bir mesele olarak algılanır. Mağdurun zararı giderilmediği için, mağdur ayrıca tazminat davası açmak ve icra takibinde bulunmak gibi başka hukuki yollara başvurmak zorunda kalmaktadır. Bu da hem kişilere bir yük, hem yargı için artı iş yüküdür. Zaten yargılama süreci taraflar için başlı başına uzun ve yıpratıcıdır. Uzun yargılama süreci de hem tarafların önemli ölçüde masraf yapmasına yol açmakta hem de usul ekonomisi ilkesine aykırı düşmektedir. Bu sebeplerle uzlaşma müessesesinin daha işlevsel hale getirilmesi gerekmektedir[10].

5 – SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARDA UZLAŞMA TEKLİFİ VE SONUÇLARI

Uzlaştırma bürosuna gönderilen dosyanın uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından incelenmesi sonucunda, gönderme kararına esas suçun uzlaştırma kapsamında kaldığının anlaşılması hâlinde uzlaştırmacı görevlendirmesi, Daire Başkanlığı tarafından belirlenen listeye göre ilgili Cumhuriyet savcısının onayıyla yapılır. Ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı yargı çevresinde yeteri kadar uzlaştırmacı bulunmaması hâlinde, en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı listesinden görevlendirme yapılabilir. Dosya uzlaştırmacıya tevdi edildikten sonra taraflara bu husus telefon, SMS veya diğer elektronik araçlarla bildirilir. Uzlaştırma evrakı uzlaştırmacıya tutanakla teslim edilir ve alındı belgesi dosyasına eklenir.  Uzlaşma teklifi suçun işlendiği tarihten itibaren bir aylık süre geçmeden yapılamaz.

Uzlaşma teklifi Uzlaşma Yönetmeliğinin 29. Maddesinde belirtildiği üzere şu şekilde yapılmalıdır;  uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.

Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir. Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.

Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, yönetmelik Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.

Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.

Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.

Uzlaşma teklifinde bulunulanlardan herhangi biri tebliğden itibaren üç gün içinde teklifi yapan uzlaştırmacıya kararını bildirmediği takdirde, uzlaşma teklifi reddedilmiş sayılır. Bu durumda, Kanunun 255 inci maddesi hükmü saklı kalmak üzere, ayrıca diğerlerine uzlaşma teklifinde bulunulmaz. Uzlaşma teklifi öncelikle mağdur yada suçtan zarar görene yapılmalıdır. Mağdur yada suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmemesi halinde artık şüpheli veya sanığa uzlaşma teklifi yapmanın pratikte bir anlamı ve yararı bulunmamaktadır.

         Uzlaştırmacı tarafından uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, taraflara  uzlaşma teklif formunda ayrıntılı olarak belirtilen  uzlaşmanın mahiyeti ve uz­laşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır. Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan ad­reste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.

 Soruşturma dosyasında yer alan uzlaştırma konusu suç ya da suçlara ilişkin belgelerden uzlaştırma için gerekli olup da Cumhuriyet savcısı tarafından uygun görülenlerin birer örneği büro personeli tarafından uzlaştırmacıya verilir. Hangi belgelerin verildiği, verilme tarihi ile soruşturmanın gizliliği konusundaki bildirim, büro personelinin ve uzlaştırmacının imzasını içeren bir tutanakla tespit edilir.

      Uzlaştırmacı, uzlaştırma evrakını teslim aldıktan sonra otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Bu süre içerisinde sonuçlandıramazsa durumu açıklayan bir dilekçeyle büroya başvurması hâlinde bürodan sorumlu Cumhuriyet savcısının onayı alınmak koşuluyla büro bu süreyi en çok yirmi gün daha uzatabilir.

     Uzlaştırmacı Cumhuriyet savcısının gözetimi ve denetimi altında olup, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili ola­rak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir.

            18 YAŞINI DOLDURMAYAN SUÇ İŞLEDİĞİ İDDİA EDİLEN HERKES ÇOCUK SAYILIR. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARDA UZLAŞMA TEKLİFİ ŞÖYLE YAPILMAKTADIR; UZLAŞMA TEKLİFİ BİZZAT UZLAŞTIRMACI TARAFINDAN YERİNE GETİRİLİR. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR VE SUÇ MAĞDURU ÇOCUKLARA İLİŞKİN UZLAŞMA TEKLİFİ YASAL TEMSİLCİLERE YAPILIR. ANCAK UZLAŞMA TEKLİFİNDEN SONRA SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR VE SUÇ MAĞDURU ÇOCUKLAR UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİNE KATILABİLİR.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR VE SUÇ MAĞDURU ÇOCUKLARIN UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİNE KATILMA ZORUNLULUĞU YOKTUR. ANCAK YASAL TEMSİLCİSİNİN RIZASI ALINMAK SURETİYLE UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİNE KATILABİLİRLER.

 UZLAŞMA TEKLİFİNİ KABUL ETMEK, BU KONUYLA İLGİLİ OLARAK KARŞI TARAFLA GÖRÜŞMEK ZORUNDA KALMAK ANLAMINA GELMEZ. KARŞI TARAFLA GÖRÜŞMEK TAMAMEN GÖNÜLLÜLÜK ESASLARINA BAĞLIDIR.

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARIN YASAL TEMSİLCİSİ BİZZAT SUÇUN TARAFI OLMADIĞI HALDE UZLAŞMANIN TARAFI VE EDİMİ YERİNE GETİRMEKLE GÖREVLENDİRİLEBİLİR. TARAFLAR SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞUN YASAL TEMSİLCİSİ TARAFINDAN MÜŞTEKİDEN ÖZÜR DİLEMESİ EDİMİNDE ANLAŞABİLİRLER. ANCAK SUÇ MAĞDURU ÇOCUĞUN YASAL TEMSİLCİSİ SADECE SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞUN MAĞDUR ÇOCUK VEYA MÜŞTEKİDEN ÖZÜR DİLEMESİ TALEBİNDE BULUNABİLİR. EĞER SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞUN YASAL TEMSİLCİSİ TARAFINDAN BU ÖNERİ KABUL EDİLMEZSE UZLAŞMA GERÇEKLEŞMEMİŞ OLUR.UZLAŞMA KAPSAMINDAKİ BİR SUÇLA İLGİLİ OLARAK UZLAŞMA TEKLİFİ YAPILMADAN  İDİANAMENİN DÜZENLENMESİ İDDİANAMENİN İADE SEBEPLERİNDENDİR.


[1] Roach, s. 257 573 (akt-Çetintürk, Ekrem, Onarıcı Adalet ve Ceza Adalet Sisteminde Uzlaştırma, Adalet Yayınevi,  Ankara 2017,  s. 659).

[2] Çetintürk, s. 662.

[3]Centel, Nur/Zafer, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, 11. Bası, İstanbul 2014, s. 477.

[4] Laflin, s. 573 (akt-Çetintürk Ekrem, Onarıcı Adalet ve Ceza Adalet Sisteminde Uzlaştırma, Adalet Yayınevi,  Ankara 2017, s. 101.

[5]Centel, Nur/Zafer, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, 11. Bası, İstanbul 2014, s. 477.

[6] Erdem,Mustafa Ruhan/Eser, Ferda/Özşahinli, Pakize Pelin, 100 Soruda Uzlaşma, Seçkin  Yayınevi, Ankara 2015, s. 19.

[7] Sezer, Ahmet, Öğreti ve uygulamada Ceza Usul Hukukunda Uzlaşma. Ankara: Adalet, 2010, s. 52.

[8] Erdem/Eser/Özşahinli, s. 19.

[9] Erdem/Eser/Özşahinli, s. 20.

[10] Gökalp, Özge Tuğçe, Ceza Usul Hukukunda Uzlaşma, Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi C: 5, No: 1, 2013, s. 28-29.