HAKARET SUÇUNDA MANEVİ UNSUR- İŞTİRAK – TEŞEBBÜS- İÇTİMA

Hakaret suçunun manevi unsuru, failin hakaret kastıyla hareket etmesi ve mağdurun onuruna ve şerefine bilerek zarar verme iradesini taşımasıdır. Bu kasıt olmadan hakaret suçunun manevi unsuru gerçekleşmiş sayılmaz. Hakaret suçu taksirle işlenemez. Bu suç doğrudan kastla işlenebilir. Saik önemli olmayıp özel kast da aranmaz.

Bu suçta iştirak herhangi bir özellik göstermez. Hakaret suçunda olduğu gibi, bu suçta da iştirakin her türlüsü mümkündür. Bu suçta iştirake ilişkin sorunlar genel hükümler çerçevesinde çözülecektir[1].  Bu suça teşebbüs hareketin bölünebildiği hallerde mümkündür. 

Hakaret suçu için bütün suçların içtimai halleri bu suç için de uygulama alanı bulabilir.  Fail bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı kişiye karşı birden fazla hakaret suçu işlerse zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır[2].  Gıyapta hakaretin suçunun işlenmesi üç ve üçten fazla kişiye söylenerek gerçekleştirilmesi, ihtilat öğesi nedeniyle suçun unsuru olup tek suç oluşturmaktadır. Bu sebeple Zincirleme suç hükümleri uygulanmaz.

Tek bir eylemle birden fazla mağdura yönelik hakaret eylemi gerçekleşirse TCK’nın 43/2. Maddesi kapsamında zincirleme hakaret suçu oluşacaktır.  Aynı doğrultuda olmak üzere failin birden fazla hakaret eylemlerini farklı zamanlarda ve farklı kişilere yönelik gerçekleştirdiği kabul edilmişse de, eylemlerin hangi tarihlerde ve zaman aralığında gerçekleştirildiği şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre fail hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekir. Aynı gün içerisinde aynı mağdura yönelik hakaret eylemleri zincirleme suç kapsamına girmemektedir.

Sanığın, birden fazla mağdura yönelik, birden fazla ve farklı zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmesi durumunda, sanığın bu eylemleri aynı suç işleme kararı altında işlediği kabul edilerek hakaret suçundan belirlenen temel ceza, suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca artırıldıktan sonra, suçun değişik zamanlarda işlenmesi nedeniyle artırılmış ceza miktarı üzerinden aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca yeniden artırım yapılarak sonuç cezaların saptanması gerektiği gözetilmeden ikinci artırımın temel ceza üzerinden yapılması suretiyle eksik ceza tayinleri hukuka aykırılık oluşturmaktadır[3].

Avukat Cenk Ayhan APAYDIN

Ceza Hukuku Bilinci Platformu Yöneticisi

Yazar

CEZA HUKUKU BİLİNCİ TV

cezahukukubilinci.org


[1] Artuç, Kişilere Karşı Suçlar, 1238; Hafızoğulları-Kurşun, Şerefe Karşı Suçlar, 55; Parlar/Hatipoğlu, Ceza Kanunu Yorumu, 1022.

[2] Aynı yönde Yenidünya/Alşahin, a. g. m, 70.

[3] Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 03. 03. 2025 tarihli, 2023/16704 esas ve 2025/3892  sayılı kararı (UYAP isimli Yargıtay kararlarına özel erişim sağlayan sistemden alınmıştır).