AVUKAT CENK AYHAN APAYDIN- CEZA HUKUKU BİLİNCİ PLATFORMU YÖNETİCİSİ
Spor
müsabakaları üzerinde, kanunla belirtilen kurumlar veya bu kurumların mevzuata
dayalı olarak izin verdiği özel hukuk kişilerinin dışında kalan gerçek veya
tüzel kişilerin bahis veya şans oyunu düzenlemeleri, 7258 sayılı Kanun ile
yasaklanmıştır. Hukukumuzda kanunun verdiği yetki olmaksızın diğer spor
dallarında gerçekleştirilen müsabakalara ilişkin bahis veya şans oyunu
oynatılması, Türkiye’den erişim sağlanması, bunların reklam yoluyla
özendirilmesi veya bu oyunlara ilişkin para transferine aracılık edilmesi suç
olarak düzenlenmiştir[1].
7258 sayılı Kanun’un 5.
Maddesine göre, Kanun’un verdiği
yetkiye dayalı olmaksızın; a) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve
müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân
sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para
cezasıyla cezalandırılır.
b) Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı
sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve
sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler,
dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Failin erişim sağladığı bahis sitesinin yurtdışı
kaynaklı olup olmadığının net bir şekilde bilirkişi incelemesi yapılarak Cumhuriyet
savcısı tarafından suç vasfının tayini gerekir.
c) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık
eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para
cezasıyla cezalandırılır.
ç) Kişileri reklam vermek ve sair surette spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını
oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar
adli para cezasıyla cezalandırılır.
d) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare
amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile
cezalandırılır. Bu madde kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının
oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu
oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması
suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve
kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Bu madde
kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur. Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak,
4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine ilişkin
hükümleri uygulanır. Bu madde kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri
mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay
süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip
işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi
üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş günü içinde iptal
edilir.
Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç)
bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
a) 128 inci maddesinde yer alan
taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma,
b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin
tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip
işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı
görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik
araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.
Bu Kanunda tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emarelerin tespiti hâlinde Spor Toto
Teşkilat Başkanlığı, doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunabilir.
Soruşturma sonunda verilecek kovuşturmaya yer olmadığı kararları Spor Toto
Teşkilat Başkanlığına tebliğ edilir ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı bu
kararlara itiraz edebilir.
Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla
açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat
Başkanlığına tebliğ eder. Başvuru yapılması hâlinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığı açılan davaya katılan olarak kabul
edilir.
Bahis ve şans oyunlarının
tamamı umut tacirliği olup bireysel ve toplumsal gelişmeyi engellemektedir.
Bahis ve şans oyunları kolay kazanma kültürünü topluma egemen kılmaktadır. Bireylerin
emeksiz ve kolay para kazanma hırsının kötü niyetli kriminal kişiler tarafından
vergisiz olarak istismarı da suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçla korunan hukuki
yararların öngörülen cezalarla orantılı olması, soruşturma ve yargılamaların magazinleştirilmemesi
gerekir
Örgüt halinde işlemenin
kolaylığı gözetilerek yasadışı bahis ve şans oyunu suçlarının nitelikli hal
olarak düzenlenmesi gerekir. Gözaltı, yakalama ve tutuklama işlemlerinin ceza
hukukunun temel ilkelerine uygun yapılması ve adalet duygusunun
incitilmemesinde hukuku devleti açısından bir gereklilik bulunmaktadır.
Yasa
dışı bahis sektördeki para hacminin büyüklüğü ve oyunlara erişen kişilerin
sayısı oldukça çarpıcıdır. Bahis oyunlarının hukuki bir bağlamda ele
alınmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Nitekim yasa dışı bahis suçlarının
kara para aklama, vergi kaçırma, organize suç veya terör örgütlerinin
faaliyetlerinin finansmanını sağlama, uyuşturucu ticareti yapma gibi amaçlarla
da işlendiği görülmektedir[2].
Suç
işlemek amacıyla örgüt kurma suçu TCK’nın 220. maddesinde şöyle
düzenlenmektedir; (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt
kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç
ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için
üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Örgütün silahlı olması
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına
kadar artırılır. (4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur. (5) Örgüt yöneticileri,
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail
olarak cezalandırılır.(6… (7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dâhil
olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi
olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan
yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir. (8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren
yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik
edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin işlenmesi
amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek ile bu amaçla kurulmuş örgüte üye olmak,
işlenmesi amaçlananlardan ayrı suçlar olarak tanımlanmıştır.
Örgüt
kurmak, işlenmesi amaçlanan suçlar açısından sadece bir araç niteliğindedir.
Suç işlemek için örgüt kurmak, toplum düzenini tehlikeye sokmaktadır. Ayrıca
belirtilmelidir ki, suç örgütü, amaçlanan suçları işlemede bir kolaylık
sağlamaktadır. Bu nedenlerle, işlenmesi amaçlan suçlar açısından hazırlık
hareketi niteliğinde olan bu fiiller, ayrı suçlar olarak tanımlanmıştır. Bu
suç tanımı ile korunan hukukî değer, kamu güvenliği ve barışıdır. Kamu
güvenliği ve barışının bozulması ise, bireyin güvenli, barış içinde yaşamak
hakkını da zedeleyecektir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeyle aynı zamanda
bireyin, Anayasada güvence altına alınmış olan hak ve özgürlüklerine yönelik
fiillere karşı da korunması amaçlanmaktadır. Maddenin birinci fıkrasında, suç
işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek suçu tanımlanmıştır. Bu bakımdan,
söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Bu seçimlik hareketler, suç
işlemek için örgüt kurmak veya yönetmektir.
Örgüt, soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hâkimdir.
Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik
taşıyabilir. Bu ilişki dolayısıyla örgüt, mensupları üzerinde hâkimiyet tesis
eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır.
Örgütün varlığı için suç işlemek amacı etrafındaki fiilî birleşme yeterlidir.
Örgüt, niteliği itibarıyla, devamlılık arz eder. Bu itibarla, kişilerin belli
bir suçu işlemek için bir araya gelmesi hâlinde, örgüt değil, iştirak ilişkisi
mevcuttur. İştirak ilişkisinden bahsedebilmek için, suç ortakları nezdinde
suçun, konu veya mağdur bakımından somutlaşması gerekir. Buna karşılık, örgüt
yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu veya mağdur itibarıyla
somutlaştırılması zorunlu değildir. Suç işlemek için örgüt kurulması bir somut
tehlike suçudur. Her ne kadar en az üç kişinin belli amaç etrafında suç işlemek
üzere devamlı surette fiilen birleşmesi suretiyle örgüt meydana gelebilirse de;
kurulan örgüt, güdülen amaç bakımından somut bir tehlike oluşturmayabilir. Bu
nedenle, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç
bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması aranmalıdır. Bu
bakımdan, örneğin sadece üç kişinin bir araya gelmesi, devletin ülke
bütünlüğünü bozmaya yönelik suçları işleme açısından somut bir tehlike
taşımayabilir; buna karşılık, ekonomik çıkar sağlamaya yönelik suçlar açısından
elverişli olabilir. Bu suç, bir amaç
suç niteliği taşımaktadır. Bu nedenle, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla
işlenebilir. Kişiler, suç işlemek amacıyla bir örgütlenme yapısı içinde
bulunmalıdırlar. İşlenmesi amaçlanan suçların türü veya niteliği, sadece bu suç
için öngörülmüş olan alt ve üst sınırlar arasında somut cezanın belirlenmesinde
dikkate alınabilir. İkinci fıkrada, suç
işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak, ayrı bir suç olarak
tanımlanmıştır. Örgüte üye olmak, fiilî bir katılmadır. Örgüte üye olmak için
örgüt yöneticilerinin rızasının varlığına gerek yoktur. Tek taraflı iradeyle de
katılmak mümkündür. Üçüncü fıkraya göre,
örgütün silahlı olması, bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların daha ağır
ceza ile cezalandırılmasını gerektiren nitelikli unsurunu oluşturmaktadır. Suç
örgütünün silahlı olup olmaması veya sahip olunan silâhların cins, nitelik ve
miktarı, somut tehlikenin belirlenmesi veya var olan somut tehlikenin ağırlığı
bakımından dikkate alınmalıdır. Dördüncü
fıkraya göre, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı da cezaya hükmolunacaktır.Bir veya ikinci fıkrada
tanımlanan suçlardan dolayı cezaya hükmedilebilmesi için, ayrıca örgütün amacı
çerçevesinde bir suçun işlenmesi gerekmez.
Örgütün faaliyeti çerçevesinde
ayrıca suç işlenmesi hâlinde, hem bir veya ikinci fıkrada tanımlanan suçtan
hem de amacı oluşturan suçtan dolayı gerçek içtima kurallarına göre cezaya
hükmedilmelidirMaddenin
beşinci fıkrasında, örgüt yöneticilerinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılması gerektiği
kabul edilmiştir.Örgüt yapısı içinde, kendisine suç işlemek gibi
örgütün amacına uygun bir görev verilen kişi bu görevini yerine getirmezse,
hemen yerine bir diğeri rahatlıkla ikame edilebilmektedir. Bu nedenle, örgütün
yöneticisi konumunda olan kişiler, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen
bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak sorumlu tutulmalıdırlar. Yedinci fıkrada, örgüte hâkim olan hiyerarşik
ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet
eden kişinin,örgüt üyesi kabul edilerek cezalandırılması öngörülmüştür.
Bu nedenle, “örgüte yardım ve yataklık” adıyla ayrı bir suç tanımlaması
yapılmamıştır. Bu kavram altında söz konusu edilen fiiller, nitelik bakımından
örgüte üye olmak dolayısıyla sorumluluğu gerektirmektedir. Ancak örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir. Maddenin sekizinci fıkrasında, örgütün veya amacının
propagandasının yapılması suç olarak tanımlanmıştır. Bu propagandanın basın ve
yayın yolu ile işlenmesi, suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile
cezalandırılmayı gerektirmektedir[3].
TCK’nın
220. maddesinde tanımlanan suç işlemek amacıyla örgütlenme fiilleri ile kamu
düzeninin ve barışının bozulması tehlikesi ortaya çıkmakta, örgütün amaç
suçları daha kolay işlemesine zemin sağlanmakta ve bireylerin demokratik bir
hukuk devletinde huzur ve barış içinde yaşama haklarının kısıtlanması ihtimali
artmaktadır[4].
Suç
örgütü, önceden kararlaştırılmamış olan belirsiz suçları işlemek üzere
kişilerin kendileri veya üçüncü kişiler lehine belirli menfaatler elde etmek
amacıyla hiyerarşik bir yapı içerisinde yasadışı faaliyetleri
gerçekleştirebilmek için sistematik olarak hukuka aykırı yollara başvuran,
belirsiz süreli olarak birleşen grubu ifade etmektedir[5].
Suç
örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin
7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya
dâhil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin,
örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı,
gerekçesinde; “örgüte hâkim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber,
örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul
edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, düzenlenen maddede yardım etme
fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde
örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir[6].
Örgütsel bağlantının tespitine yönelik somut olguların ortaya konulması
esastır.
Suç
işleme amacıyla kurulan örgütler toplumsal yaşamı zorlaştıran, bireylerin
demokratik bir düzende huzur ve barış içinde yaşama haklarını ciddi bir
tehlikeye sokan yapılanmalardır. Bu bağlamda söz konusu örgütleri kuranlar ve
yönetenler ile bu örgütlere üye olanların ve örgüt adına suç işleyenlerle
örgüte bilerek ve isteyerek yardım edenlerin, işlenmesi öngörülen suçlardan
bağımsız olarak cezalandırılmaları ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Suç örgütleri,
vatandaşlar açısından, isimleri duyulduğunda korku yaratan bir etkiye
sahiptirler. Bu durum örgütsel yapılanmaların ortaya çıkarılmalarını
zorlaştırmakta, kamu barışının ve düzeninin bozulması tehlikesini doğurmaktadır[7].
Fiilin
örgütlü olarak gerçekleşmesi fail için suçun işlenişini kolaylaştırırken,
devlet açısından bu tür suçlarla mücadele zorlaşmaktadır. Bu sebeple, ayrı bir
suç şekli olarak düzenlenmiş ve diğer bazı suçların örgüt kapsamında işlenmesi,
ağırlaştırıcı sebep olarak gösterilmiştir[8]. Yasa dışı bahis suçları örgütlü olarak işlendiğinde
hem yasadışı bahis suçundan hem de failin örgüt hiyerarşisindeki konumuna göre
örgüt suçundan ayrı ayrı cezalar verilmektedir.
Yasadışı
bahis ve şans oyunları; suç örgütlerinin devamlılığını temin etmek, kara para
aklamak, ülkelerin mali, sosyal, siyasal
yapısını çökertmek, haksız ve kolay para
kazanmak veya vergi kaçırmak amacıyla para kazanmayı meşrulaştırmaktadır. Dijital
dünyaya erişimin teknolojinin gelişmesi ve değişmesi nedeniyle zaman ve mekân
tanımaksızın hızlanması, tüketim çılgınlığı ve kapitalizmin büyülü
dünyası, yaşamı para odaklı hale
getirmiş olup bahis ve oyunlar üzerinden umut tacirliği yapılarak insanların
gerçeklikten uzaklaşmaları sağlanmaktadır.
Yasadışı
bahis suçlarıyla mücadele etkin ve hızlı bir mücadele yöntemi gerektirir. Uzman
polis, uzman savcı ve uzman mahkeme şarttır. Ayrıca bilişim uzmanlarından
oluşan adli kolluk ve bilirkişilerin hem önleyici hem koruyucu hem de delilleri
ortaya koyucu bir işleve sahip olmaları sağlanmalıdır.
İşlenen suçların şekli ve
suçların sınır tanımayan bir şekilde işlenebilme kapasitesi ulusal ve
uluslararası işbirliğini zorunlu hale getirmektedir. Klasik suçlar büyük oranda
yerini dijital suçlara bırakmış olup dijital dünyanın ayrı bir işleyişi ve dili
bulunmaktadır. Özellikle örgütlü olarak işlendiğinde bu suçları ortaya
çıkarmak, failleri yakalamak ve suçları delillendirmek güçleşmektedir. Bu
nedenle önceden hazırlıklı olup örgütsel yapının tüm yönleriyle araştırılması
ve faaliyetlerinin aynı anda sona erdirilmesine ilişkin yasal düzenlemeler
yapılmalıdır. Klasik soruşturma yöntemlerinden farklı olarak bilgisayar uzmanı,
yazılım uzmanı, yapay zekâ uzmanı, iletişim uzmanı ve bilişim hukuku
uzmanlarından oluşacak kurulların tesis etmek suretiyle suçla mücadelede
kollektif aklın mevzuata girerek uygulamanın bilimin ve teknolojinin ışığında etkinleştirilmesi
şarttır. Yasadışı bahis suçlarında örgütlü yapıların ortaya çıkarılması polisin
tek başına çözebileceği bir iş değildir.
Cumhuriyet savcısının polis
fezlekesindeki iddiaların doğru olup olmadığını bilimsel ve teknik veriler
ışığında bilirkişi incelemesi yaptırarak araştırması şarttır. Yasa dışı bahis
nedeniyle ele geçirilen paranın nasıl ve kim ya da kimler tarafından temin
edildiği, elde edilen para ve/veya para yerine geçen değerlerin hesap
hareketleri izlenmek suretiyle örgüte nasıl ve kim tarafından kazandırıldığına
ilişkin konuların ayrıntılı bir şekilde ortaya konulması gerekir.
Maddi gerçeğin ortaya
çıkarılması açısından aramanın ve el koymanın hukuka uygun yöntemlerle
yapılması şarttır. Ayrıca aramalarda
elde edilen materyallerle ilgili olarak örgüt üyesi olan şüpheliler ile
fiziksel ve/veya dijital materyaller arasındaki bağları ortaya koymak açısından
parmak izi ve/veya biyolojik (DNA) inceleme yapılması, IP tespiti ve HTS
kayıtlarının alınması maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sunacaktır.
Şüpheli veya şüphelilerin
konutlarında ve/veya iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital
materyallerle ilgili olarak CMK’nın 134. maddesine göre, hâkim kararının
bulunması ile ele geçirilen dijital materyallerin imajlarının alınması şarttır.
İmajın alınamamış olması halinde bunun gerekçesinin arama tutanağına yazılması
gerekir.
Örgüt kurucusunun,
yöneticisinin veya örgüt üyesinin işlediği suçlar talep üzerine veya re’sen
araştırılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde işlendiği iddia
edilen suçların, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın veya
sanıkların eylemlerinin zincirleme suç olma ihtimaline binaen 7258 sayılı
Kanun’a aykırılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi
açısından tüm dosyaların celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde derdest
dosyanın birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın veya sanıkların hukukî
durumunun değerlendirilmesi ile koşulları oluştuğunda TCK’nın 43. maddesinde
düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması şarttır. Etkin ve hızlı bir
soruşturma ve yargılamanın gerekliliği açık olup teknolojinin kullanılması
suçla mücadelede önem kazanmaktadır.
Yasadışı bahis oynandığı
bilgisini edinen kolluk görevlilerinin belirtilen adrese intikal ettiklerinde
işyerine girildiğinde masa üzerinde iddia bültenlerinin ve bilgisayarın
görüldüğü aşamada artık polisin olay yerinin korunması, delillerin tespiti ya da
kaybolmaması için acele tedbirleri aldıktan sonra 5271 sayılı CMK’nın 2/e, 161
ve 2559 sayılı PVSK’nın Ek 6. maddeleri uyarınca derhâl Cumhuriyet savcısına
olayın haber verilip Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda soruşturma
işlemlerine devam edilmesi ve CMK’nın 116 ve 119. maddeleri uyarınca Cumhuriyet
savcısının arama emri veya mahkemeden alınacak adli arama kararı alınması gerekir[9].
Yargıtay’ın hukuka aykırı
yöntemlerle elde edilen delillerle mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına ilişkin
karşı oya konu olan bir kararda şöyle denilmektedir;” hukuka aykırı aramada ele geçen
bilgisayardan alınan hard disk (kütük) üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması
da hukuka aykırıdır. Zira, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 134/1.
fıkrasında “şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile
bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya
çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine hâkim veya
gecikmesinde sakınca bulunan halde Cumhuriyet savcısı tarafından karar
verileceğinin” düzenlenmesi karşısında, dosya kapsamında ele geçen bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına dair
hakim kararı bulunmamaktadır. Bu itibarla bilgisayar üzerinde yaptırılan
inceleme neticesinde kupon oluşturulduğuna dair kayıtlarda yasak delil mahiyetindedir.
Yukarıda izah olunan ve hukuka aykırı olarak elde edilen tüm deliller “Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile
CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası ve
230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi”
uyarınca hükme esas alınamayacaktır. Bu tespitlerden sonra, hukuka
aykırı elde edilen maddi deliller dışında dosya kapsamında tek delil olarak
sanığın mevcut ikrarının mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı hususunun
irdelenmesi gerekmektedir. Ceza
Yargılaması Hukukunda bir beyan delili olan “ikrar” tek başına hükme esas
teşkil etmeyecektir. Şüpheli veya sanığın ifadesi veya sorgusunda geçen örtülü
veya açık suç ikrarının delil değeri vardır ancak bu ikrar mutlak kanıt
değildir. Şüpheli veya sanığın ifade ve sorgusunun alınmasının sebebi ikrar
elde edip suçu kabul ettirmek olmayıp, sanığın savunmasını tespit etmek, lehe
ve aleyhe delilleri, maddi hakikati ortaya çıkarmak ve dolayısıyla adalete
ulaşmaktır. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin
temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte hukuka uygun
olarak elde edilmiş delillerle ispat edilebilmesidir. Bu itibarla, duruşmada
yapılan ikrarın başkaca yan kanıtlarla desteklenmesi gereklidir. Bu
değerlendirmelerle birlikte somut olayımıza tekrar döndüğümüzde, sanığın ikrarı
hukuka aykırı arama ile gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin elde
ettiği delile dayanılarak alınmıştır. Yine hukuka aykırı arama sonucu ele geçen
bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına dair hâkim kararı olmaksızın hard
disk (kütük) üzerinde bilirkişi incelemesi hukuka aykırı olarak yapıldığından
yok hükmündedir. Olayımızda değerlendirme dışıdır ki, sanıktan hukuka aykırı
elde edilmiş deliller sayesinde ikrar delili elde edilmiş, sanığın kendisini
suçlaması sağlanmıştır. Görüldüğü üzere dosyada delil olarak
değerlendirilebilecek sadece soyut bir ikrar kalmaktadır. Hukuka aykırı şekilde
elde edilen deliller yok sayıldığından olayımızda başkaca yan delillerle de
desteklenmeyen mücerret ikrar ise sanığın mahkûmiyetine yeterli değildir. Bu
itibarla somut olayda ikrarın delil değeri ortaya konulmadan ve ispat sorunu
çözümlenmeden hukuka aykırı bir şekilde elde edilen deliler ve mücerret ikrarın
mahkûmiyete esas teşkil edemeyeceği gözetilmeden sayın çoğunluğun bozma
sebebine katılmıyorum”[10].
Hukukun gelişmesi ve hukuk güvenliğinin
artması açısından hukuka uygun yöntemlerle deliller toplanması gerektiğine
yönelik karşı oy yazısının yerinde olduğu kanaatindeyim. Herkes ama herkes
hukuk kurallarına uymak zorundadır. Yasalarda tüm yargı organlarınca nasıl
delil toplanacağı ve delillerin nasıl değerlendirileceği açıkça belirtmiş olup
hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delillerle hukuk ve adalet gelişemez.
AVUKAT
CENK AYHAN APAYDIN
CEZA
HUKUKU BİLİNCİ TV
cezahukukubilinci.org
[1] Ozancan,Belci Spor
Müsabakalarında Yasadışı Bahis Ve Şans Oyunu Suçları, Süleyman Demirel
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, (2021),
11(2), 379-418, s. 397.
[2] Zafer,
İçer/ Cansu, Akıncı, Spor
Müsabakalarında Yasa Dışı Bahis ve Şans Oyunu Suçları, Marmara Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi,
C: 29, S:ı 2, Özel Sayı, Aralık,
2023, s. 983.
[3] TCK’nın 220. Maddesinin
Gerekçesi.
[4] N Kaan Karcılıoğlu , “Yargıtay
İçtihatları Çerçevesinde Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgütün Unsurları”,
Suç ve Ceza, Ceza Hukuku Dergisi, S:1, 2011, s. 87.
[5] Ahmet Çağrı Yılmaz, Ceza Hukukunda Örgütlü Suçlar Ankara, 2023, s. 412.
[6]
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 29.06. 2022 tarihli, 2021/13790 esas ve 2022/4035
sayılı kararı (UYAP isimli Yargıtay kararlarına özel erişim sağlayan sistemden
alınmıştır).
[7] Karcılıoğlu, s. 127.
[8] Arslan, Çetin /
Azizağaoğlu, Bahattin, Türk Ceza Kanunu
Şerhi, Ankara, 2004, s. 903.
[9]
Yargıtay 7 . Ceza Dairesi’nin. 27.05 2025 tarihli, 2021/5762 esas ve 2025/8147
sayılı kararı (UYAP isimli Yargıtay kararlarına özel erişim sağlayan sistemden
alınmıştır
[10]
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin. 27.05 2025 tarihli, 2021/5762 esas ve 2025/8147
sayılı kararındaki Karşı Oy gerekçesi(UYAP isimli Yargıtay kararlarına özel
erişim sağlayan sistemden alınmıştır