YASA DIŞI BAHİS SUÇLARI VE HUKUKA
AYKIRI DELİL
- Genel
Olarak
7258
Sayılı Yasanın 5. Maddesine göre, kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın; a) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve
müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân
sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para
cezasıyla cezalandırılır. b) Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı
sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve
sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler,
dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. c) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans
oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş
yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. ç)
Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit
ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler,
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla
cezalandırılır. d) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek
bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri
tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile
cezalandırılır. Bu madde kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının
oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu
oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması
suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre
müsadere edilir. Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu madde kapsamına
giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine ilişkin
hükümleri uygulanır. Bu madde kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri
mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay
süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip
işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi
üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş günü içinde iptal
edilir.
Spor müsabakaları üzerinde, kanunla gösterilen
merciler veya bu mercilerin yine mevzuata dayalı olarak izin verdiği özel hukuk
kişilerinin dışında kalan gerçek veya tüzel kişilerin bahis veya şans oyunu
düzenlemeleri, 7258 sayılı Kanun ile yasaklanmıştır. Hukukumuzda kanunun
verdiği yetki olmaksızın diğer spor dallarında gerçekleştirilen müsabakalara
ilişkin bahis veya şans oyunu oynatılması, Türkiye’den erişim sağlanması,
bunların reklam ve sair suretle özendirilmesi ya da bu oyunlara ilişkin para
transferine aracılık edilmesi suç olarak düzenlenmiştir[1].
7258 sayılı Kanun’un 5/1. fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde
düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanun’un 228 inci maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;
a) 128 inci maddesinde
yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma,
b) 135 inci maddesinde
yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) Örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan
gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde
yer alan teknik araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir. Bu
Kanunda tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emarelerin tespiti hâlinde Spor
Toto Teşkilat Başkanlığı, doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda
bulunabilir. Soruşturma sonunda verilecek kovuşturmaya yer olmadığı kararları
Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ edilir ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı
bu kararlara itiraz edebilir. Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan
davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat Başkanlığına
tebliğ eder. Başvuru yapılması hâlinde
Spor Toto Teşkilat Başkanlığı açılan davaya katılan olarak kabul edilir.
7258
Sayılı Kanun’un 5/a maddesinde, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans
oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar
hakkında cezai müeyyide öngörülmüştür. Oynanılan
bahsin yurt içinde olması önemli olmadığı gibi oynatılan sistemin Türkiye’de
kurulu olup olmasının da bir önemi bulunmamaktadır.
7258
Sayılı Kanun’un 5/b maddesinde, yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim
sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, hakkında cezai müeyyide öngörülmüştür. Oynanılan
bahsin yurt içinde olmasının önemli olmayıp, oynatılan sistemin Türkiye dışında
olup olmadığı önemlidir. Bu hüküm ile bahis oynatmaya yer ve imkân sağlamak suç
olarak düzenlenmiştir.
7258
Sayılı Kanun’un 5/c maddesinde, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans
oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler hakkında cezai müeyyide öngörülmüştür. Bu fıkra ile
bahis oynatma işlemlerinde para nakil işlemlerine aracılık suçunu düzenlenmiştir.
7258 Sayılı Kanun’un 5/ç maddesinde, kişileri reklam vermek ve sair surette spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını
oynamaya teşvik edenler hakkında cezai
müeyyide öngörülmüştür. Bu fıkra ile bahis
işlemlerinde reklam suretiyle oynamayı teşvikin cezalandırıldığı
belirtilmiştir.
Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans
oyunlarını oynayanların eylemi suç olmayıp idari para cezasını gerektirmektedir.
Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans
oyunlarının oynanmasına tahsis edilen, oynanmasında kullanılan ya da suçun
konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya
oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri Türk Ceza Kanunu’nun
eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Bu madde
kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Spor
müsabakalarında yasadışı bahis veya şans oyunlarına ilişkin 7258 sayılı Kanun’a
aykırılık suçlarını herkes işleyebilir.
Diğer bir ifadeyle, bu suçların özgü suç niteliği taşımazlar[2]. 7258 sayılı
Kanun’’un m.5/1-a ve b hükümlerinde düzenlenen yasadışı bahis veya şans
oyunu suçlarıyla korunan hukuksal yarar, ilgili mevzuat gereği verilen yetkiye
dayanarak bahis ve şans oyunu düzenleyen kuruluşlar ile bu kuruluşlardan pay
alan kamu kurum ve kuruluşlarının malî çıkarlarıdır. Yasadışı bahis veya şans
oyunu oynatılması ya da buna yer veya imkân sağlanması fiilleriyle, hukuk
düzeninin kabul ettiği sınırlar çerçevesinde faaliyet gösteren kişi veya
kuruluşların çıkarları da doğrudan doğruya zarar görmektedir[3].
2. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN KORUMA TEDBİRLERİ
7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi’nin ç
fıkrasındaki suç açısından cezaların alt sınırı gözetildiğinde, örgütlü suç ile
birlikte işlenmemesi halinde eğer kaçma ve/veya delilleri karartmaya yönelik
kuvvetli suç şüphesi oluşturan olgular bulunmuyorsa gözaltı veya tutuklama
tedbirlerinin işletilmesinde hukuk güvenliği ve kamu düzeni açısından hukuki ve
fiili yarar bulunmamaktadır. Ancak 7258 Sayılı Kanun’un 5. maddesi’nin
maddelerinde düzenlenen a-b-c fıkralarındaki suçlar açısından
somut olayın özellikleri ve dosyadaki delillere göre suçun işlendiği hususunda kuvvetli şüphe varsa,
tutuklamaya sevk edilmelidir. Belirtilen
olayların oluş ve işleyiş şekli göz önünde tutularak dosyadaki deliller ışığında
cezaların caydırıcılığı ve ıslah edici fonksiyonları kapsamında gözaltı ve
tutuklama tedbirlerinin işletilmesinde koşullarının
oluşması şartıyla kamu düzeni açısından hukuki ve fiili yarar
bulunmaktadır.
Soruşturma aşamasındaki ifade sırasında
şüphelinin müdafisi yoksa CMK’nın 151/3. maddesi gereğince alt sınırı 5 yılı
geçmediğinden müdafi görevlendirilme zorunluluğu bulunmamaktadır.
7258 Sayılı Yasanın 5.
Maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde düzenlenen suçlar
ile 5237 sayılı Kanun’un 228 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında
düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun;
a) 128 inci maddesinde
yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma,
b) 135 inci maddesinde
yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) Örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan
gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik
araçlarla izleme, tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.
El
koyma, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ile teknik araçlarla izleme
tedbirlerinin CMK’ya uygun bir şekilde uygulanması şart olup aksi halde hukuka
aykırı yöntemle elde edilmiş deliller hükme esas alınamayacağı gibi dosyadan da
çıkarılması gerekir. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir
kararında şöyle denilmektedir;” 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde
arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından
açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı
olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı
tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına
ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de
bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen bilgisayar ve kupon
yazıcısının yasak delil niteliğinde olduğu, bilgisayar üzerinde yapılan
incelemede atılı suçun işlendiğine dair deliller ele geçirilmesinin sonucu
değiştirmeyeceği, …, kaldı ki bahsi geçen maddede öngörülen usule de
uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli
soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de
hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, başkaca da sanığın atılı
suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin delil ve sanığın
ikrarının da bulunmadığı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı
Kanun’un 206/2-a, 217/2 ve 230/1 maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde
edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden,
sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka
aykırı bulunmuştur”[4].
7258 sayılı Kanun kapsamında “spor
müsabakaları üzerinde” bahis ve şans oyunlarına ilişkin fiiller suç olarak
kabul edilmiştir. Bir spor dalı olan e-spor kapsamındaki müsabakalar üzerinde
kanuna dayalı olmaksızın bahis veya şans oyunu oynatılması, bu oyunların
oynanması için yer veya imkân sağlama, yurtdışındaki bahis veya şans oyunlarına
erişim sağlanması, bu oyunların reklam veya sair yolla özendirilmesi ve bu
oyunlara ilişkin para nakline aracılık etme fiillerinin 7258 s. Kanun
kapsamında suç oluşturmaktadır[5].
Serbest
hareketli bir suç olup suçunun maddi unsurunu oluşturan eylemler, 7258 Sayılı
Kanun’un 5/a maddesinde açıkça belirtilmiştir. Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek
bahis veya şans oyunlarını oynatma veya
oynanmasına yer veya imkân sağlama fiilleridir. Oynatılan
bahsin yurt içinde olmasının önemli olmayıp oynatılan sistemin Türkiye’de
kurulu olup olmadığın önemlidir.
7258
Sayılı Kanun’un 5/b maddesindeki eylemler şöyledir; Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı
sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve
sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlamaktır. 7258
Sayılı Kanunun 5/b maddesinin yurt dışında (oynanılan bahsin yurt içinde
olmasının önemli olmayıp, oynatılan sistemin Türkiye dışında olup olmadığının
önemli olduğu) bahis oynatmaya yer ve imkân sağlama eylemleri
cezalandırılmıştır.
7258
Sayılı Kanun’un 5/a ve 5/b maddesindeki suçlarını oluşabilmesi için teknik ve
ilmi veriler ile yurt dışı veya yurt içi olduğu sabit olup bahis oynatılan bilgisayar, cep telefonu,
sistem ve benzeri unsurların da
bulunması gerekir[6].
Bahis oynatılan internet sitesinin yurt
içi mi yoksa yurt dışı mı olduğunun tespitine göre eylem 7258 Sayılı
Kanun’un 5/a ve 5/b maddesindeki suçları oluşturmaktadır. Nitekim Yargıtay’ın
aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir;” Sanığın 7258 sayılı
Kanun’a aykırı şekilde bahis oynattığı kabul edilen sitelerin yurtdışı kaynaklı
olup olmadığının tespiti gerektiğine işaret edildiği, dosya kapsamına göre de
işyeri, bilgisayar ile telefondaki bulgularda sanığın erişim sağladığı
sitelerin “…kazan.com” ve “…bahis217.com” siteleri
olduğunun anlaşıldığı, buna karşılık 07.03.2022 tarihli tutanakta, dosya ile
ilgisi tespit edilemeyen… bet.com ve …-bet.net sitelerine yönelik tespit
yapıldığı cihetle, sanığın erişim
sağladığı bahis sitelerinin yurtdışı kaynaklı olup olmadığı duraksamaya yer
vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve
tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi kanuna
aykırı bulunmuştur”[7].
7258
Sayılı Kanun’un 5/c maddesindeki eylemler şöyledir; Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık
etme eylemleri
cezalandırılmıştır.
7258
Sayılı Kanun’un 5/ç maddesindeki eylemler şöyledir; Kişileri reklam vermek ve sair surette spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını
oynamaya teşvik etme eylemleri cezalandırılmıştır. Ancak buradaki reklam verme veya oynamaya
teşvik kavramları belirsiz olup hukuki öngörülebilirlik açısından hangi
eylemlerin reklam verme veya oynamaya teşvik kapsamına girdiğinin yasadaki
tanımlar kısmında kanunilik ilkesi açısından tanımlanması gerekir. Ayrıca
kişilerin bilgisi veya rızası dışında görüntü ve/veya videolarının iradeleri
dışında bahis sitesinde yayınlanması eylemlerinin suç oluşturmayacağı açıktır.
Eylemlerin iradi olmaması halinin suç oluşturmayacağı ceza hukukunun temel
ilkelerindendir.
7258
Sayılı Kanun’un 5/d maddesindeki eylemler şöyledir; Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak
eylemleri idari para cezası ile müeyyide altına
alınmıştır.
7258
sayılı Kanun’un 5/d maddesine aykırılık halinde, belirtilen madde gereğince idari para
cezasının uygulanması gerekir. Ancak idari yaptırım kararı verilmesini
gerektiren kabahat fiilinin ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
delillerin açıkça ve denetime esas bir şekilde belirtilmesi gerekir. Nitekim
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/07/2019 tarihli ve 2018/6852 esas, 2019/10768
karar sayılı ilamında değinildiği üzere, itiraza konu idari para cezası karar
tutanağının, idari para cezasını gerektirecek kabahat fiilini ve bu fiilin
işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin açıkça içermemesi usul ve yasaya
aykırılık oluşturmaktadır.
7258
sayılı Kanun’un 5. Maddesi kapsamında düzenlenen suçlara konu olacak oyunun
“bahis” ya da “şans oyunu” niteliği taşıması gerekir. Diğer bir ifadeyle, spor
müsabakaları üzerinde düzenlenen bir oyunun bahis veya şans oyunu niteliği
taşımaması hâlinde 7258 sayılı kanunun 5. maddesinde düzenlenen suçlar oluşmaz.
7258 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının
ortaya çıkabilmesi için öncelikle ilgili kurum ve kuruluşlarca düzenlenen spor
müsabakaları üzerinde oynanan bahis veya şans oyunu niteliği taşıyan bir oyunun
bulunması şarttır. Ayrıca bu oyunun
mevzuat dışı olması gerekmekte olup 7258 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayalı
olmaksızın oynatılması şarttır[8].
4. MANEVİ UNSUR
Bu suç taksirle işlenmez ancak doğrudan kastla
işlenebilir. Saik önemli olmayıp özel kast da aranmaz. Suç kastının tespiti çok
önemlidir.
7258 sayılı Kanununa aykırılık oluşturan
suçları açısından ilgili kurum ve kuruluşlarca düzenlenen spor müsabakaları
üzerinde oynanan bahis veya şans oyunu niteliği taşıyan bir oyunun veya bahsin
bulunması gerekmektedir. Bu oyun ve bahsin
7258 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayalı olmaksızın oynatılması şarttır. Bu
suretle kanun koyucunun 7258 sayılı kanun kapsamında düzenlediği suçlara
ilişkin hukuka aykırılık unsuruna suç tipinde yer verdiği görülmektedir. Bahis
veya şans oyununun kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın oynatılması
tipikliğin bir unsuru niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla failin kastının hukuka
aykırılığı da kapsadığı açık olup 7258 sayılı Kanuna aykırılık suçları ancak
doğrudan kastla işlenebilmektedir[9].
5. İŞTİRAK
İştirak; bir kişi tarafından işlenebilen
suçun, birden fazla kimsenin önceden işbirliği yapmaları sonucu
gerçekleştirmeleri olarak tanımlanmıştır. İştirak bakımından kural olarak bir
özellik taşımaz.
6. TEŞEBBÜS
Bu
suça teşebbüs mümkündür.
7. İÇTİMA
Örgüt
suçlarıyla birlikte işlendiğinde hem örgütlü suçlardan hem de 7258
Sayılı Kanuna aykırılık suçundan ayrı ayrı soruşturma yapılarak gerçek içtima
hükümleri gereğince hüküm kurulmalıdır.
7258
Sayılı Kanun’un 5/c maddesi parasal işlemlere aracılık fiilini düzenlemekte
olup, değişik tarihlerde parasal hareketlere aracılık eylemlerinin kül halinde
5/c maddesindeki suçu oluşturduğu, 7258 Sayılı Kanun’un 5/c maddesinin
bünyesinde teselsülü barındırdığı, aynı amaca yönelik birden fazla banka veya
hesaptan para çekme eylemlerinin TCK 43.maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerekir[10].
8. GÖREVLİ MAHKEME
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12/1. fıkrasına
göre, davaya bakma yetkisi, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine
aittir.
9. ZAMANAŞIMI
TCK madde 66’da belirtildiği üzere çeşitli
suçlar bakımından dava zamanaşımı gerçekleştiğinde, kanunda gösterilen
sürelerin geçmesiyle belirli bir suçtan dolayı dava açılamayacağı gibi, açılmış
olan davaya da devam edilemez. 7258 Sayılı Yasanın 5. maddesinde düzenlenen a-c
ve ç fıkralarındaki suçlar açısından, TCK madde 66/1-e gereğince, dava
zamanaşımı sekiz yıldır. Ancak b fıkrasındaki suçun müeyyidesi itibariyle üst
sınırının 6 yıl olması nedeniyle TCK madde 66/1-d gereğince, dava zamanaşımı on
beş yıldır.
10. SORUŞTURMA VE
DELİLLENDİRME
Bu suçlar
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Cumhuriyet savcısı şikâyet, ihbar veya başka
bir suretle suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrendiği anda gerekli
araştırma ve delil toplama sürecini tamamlayarak kamu davası açılmasını
gerektirir yeterlilikte delil elde ederse iddianame düzenler. Ön ödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme
usulleri uygulanamaz.
7258
Sayılı Kanun’un 5. maddesine aykırılık oluşturan suçlardaki soruşturma ve delillendirmenin
suç bazında yapılması gerekir. 7258 Sayılı Kanun’un 5.1-c maddesine aykırılık
suçunda banka kayıtlarının tamamının temin edilerek uzman bilirkişiden para nakline aracılık eden kişi veya kişilerin hesap
hareketlerinin tespiti gerekir.
Nitekim Bölge Adliye Mahkemesi’nin aynı doğrultudaki bir kararında şöyle
denilmektedir; Somut olayda; dosya arasında bulunan sanıkla ilgili banka
kayıtlarından suç tarihi olan 01/01/2011 ila 22/05/2014 arası döneme denk gelen
kısımlarının ilgili bankadan celp edilip, konusunda uzman bilirkişiye tevdii
edilmek suretiyle, “A) Atılı suçun
01/01/2011 ila 22/05/2014 arası döneme ilişkin denetime açık olacak şekilde
hesaplara kaç işlem ile kaç TL geldiği, kaç işlem ile kaç TL’nin çıktığı veya
çekildiği, B) Bu para gönderme ve çekmenin mobil veya internet ortamından yüz
yüze olmayan yöntemlerle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, C) Bu paraların
herhangi bir mal ve hizmet sunumu veya ticari bir işlem karşılığı olup
olmadığı, bu miktar para giriş ve çıkışlarının sanığın sosyo ekonomik durumuna
göre makul olup olmadığı, D) Para giriş çıkışlarında bahis, bet ve benzeri bir
açıklamanın bulunup bulunmadığı, E) Suç tarihlerine denk gelen dönem içerisinde
sanığın bu paraları bizzat banka içerisinden hesap belgesi veya makbuz
yöntemiyle tahsil edip etmediği yahut bu paraları üst hesaplara gönderip
göndermediği, F) Banka hesabına toplam yatan ve bu hesaplardan toplam çıkan
para miktarı ile işlem sayısının ne olduğu” hususlarında açıklamalı rapor
alınması gerekirken alınmaması, CMK’nın
289/1 maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olduğundan bozmayı
gerektirmektedir”[11].
7258
Sayılı Kanun’un 5. maddesine aykırılık oluşturan suçların örgüt suçlarıyla
birlikte işlenmesi halinde ortada bir örgütün olup olmadığının titizlikle
araştırılması gerekir. Soruşturma ve yargılama sürecindeki tüm işlemlerin
hukuka uygun olarak yapılması, iddia ve savunmalar
ışığında hükme esas alınan tüm delillerin duruşmada okunarak, şikâyet ve
savunmalara yönelik tespitlere ve beyanlara ilişkin taraflara diyeceklerinin sorulması
adil yargılanmanın bir gereğidir.
Yargılama aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf ve/veya
temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve özleri değiştirmeksizin tartışılması
gerekir. İddianamenin soruşturmaya, yargılamanın ise iddianameye uygun bir
şekilde olması şarttır. İddianamede belirtilmeyen eylemlerden dolayı yargılama
yapılarak hüküm kurulamaz. Mahkemelerce vicdani kanının kesin, tutarlı ve
çelişmeyen verilere dayandırılması ile sanıkların örgütlü suçlara katılma
iradesini açıkça ortaya koyan eylemlerinin ve söylemlerinin, zaman, nitelik ve
nicelik olarak yaptığı katkı itibariyle bir bütün olarak değerlendirilerek suçu
vasfının, sanığın suça iştirakinin ve sanığın kusurunun titizlikle araştırılarak
gerekçelendirilmesi gerekir. Bu kapsamda sanıkların veya müdafilerinin
savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedilerek veya kabul edilerek verilen
kararın tüm tarafları tatmin etmesi ve adalet duygusunu incitmemesi
amaçlanmalıdır[12].
Örgütlü
suç birden fazla kişinin hiyerarşik düzeyde, disiplinli, sürekli, kamu düzenini
bozduğu varsayılan, aynı amaca yönelik suçları işlemek için oluşturulan örgütün
işlediği suçlardır[13]. Suç örgütleri hem
bireylere zarar vermekte hem de toplumun ekonomik, sosyal, yasal ve politik
düzenini bozmaktadır. Suç örgütleri hem yerel hem de küresel ölçekte uyuşturucu
madde ticareti, kara para aklama, insan ticareti, silah kaçakçılığı, yolsuzluk
ekonomisi ve siyasetin kirlenerek kokuşmasında büyük etki alanına sahiptirler[14].
7258
sayılı Kanun’un 5. maddesine 01/02/2018 gün ve 7078 sayılı kanunun 23 maddesi ile
ekleme yapılarak bu suçlarda iletişimin tespitine dair CMK’nın 135 ve teknik
araçlarla takibe dair CMK’nın 140 maddelerinin uygulanabileceği yönünde hüküm
eklenmiştir. Ortada bir örgütün olup olmadığının sayı, hiyerarşik yapı,
elverişlilik ve devamlılık açısından incelenmesi gerekir. Eğer ortada bir örgüt
yoksa örgüt kapsamında yapılan dinlemeler, takipler ve örgüt suçlarına özgü
diğer deliller geçersiz hale gelmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye
Mahkemesi’nin örgütün unsurlarına
ilişkin bir kararında şöyle denilmektedir; Sayı olarak; Sanıklara isnat edilen
örgüt kurma ve örgüt üyeliği yönünden en az 3 kişi olma şartının iddianamedeki
şüpheli sayısı ve hüküm verilen sanık sayısı itibariyle oluştuğu, hiyerarşik
yapı olarak; En üst yönetici sıfatındaki kişinin tespit edilmediği, üst
yönetici sayılabilecek örgüt üyeliğinden haklarında hüküm kurulan Serkan …,
Kerem .. ve Umut…’ın tape kayıtlarında ve bilirkişi raporunda tüm sanıklar
yönünden panel yöneticisi olduklarının belirtildiği, arkadaş topluluğunu aşan
şekilde dikey yapılanmayı gösterir işe alma, emir verme, kişinin işini
sonlandırma, maaş belirleme şeklinde çalışma usul ve esaslarına yönelik iştirak
ilişkisini aşan örgüt hiyerarşisi unsurunun bulunmadığı, iş bölümü yönünden; Panelci tabir edilen haricinde üst kasacı, alt
kasacı, ATM’ci, cepbankçı gibi coğrafi bölge ve fiziki mekan tanımlı unsurların
gerçekleşmediği, yaptırım olarak; Çalışılan işten kovma, kovulma, avans kesme,
yetkili mercilere şikayet yapılması halinde üstlere bildirme gibi tape
kayıtlarında kişinin iç dünyasında etki doğuracak iradesi üzerinde korkutuculuk
unsuru olacak ve organizasyon içerisinde kaldıkları müddetçe talimatları yerine
getirme veya çıkılamaması yönünden konuşmaların bulunmadığı, elverişlilik
yönünden; Haberleşme programı olmakla beraber araç gereç yönünden fiziki takibe
konu para teslimini içerir tutanakların bulunmadığı, devamlılık yönünden;
Niteliği itibariyle devamlılık arz edecek 7258 Sayılı Kanun’un 5/1-c maddesinin
dışına çıkılacak şekilde başkaca amaç ve araç suçların bulunmadığı, suç işleme
çeşitliliği yönünden; Mutlaka birden fazla suçun işlenilmesinin amaç
edinilmesinin bir unsur olmadığı ancak, devamlılık arz eden araç gereç ve
elverişliliğe ait şartların tutanaklar itibariyle mevcut olmadığı, Somut olayda;
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin örgüt kurma
yönetme ile üyelik suçlarından 29/03/2021 gün, 2020/2391 Esas – 2021/3771 Karar
sayılı kararlarından hareketle hiyerarşik olarak dikey yapılanma olarak
hiyerarşik ilişkinin bulunmaması, yönetici ve üyeler arasında fiziki mekan ve
coğrafi tanım gibi iş bölümü şartlarının bulunmadığı, üyeleri için iç huzuru
bozacak irade unsuru üzerinde korkutuculuğu ön plana çıkarır yaptırımın
gerçekleşmediği, araç gereç ve fiziki takibe dair para teslimleri yönünden de
tutanak tespitinin bulunmadığı, suç işleme çeşitliliği ve devamlılık unsurunun
da gerçekleşmediği ve böylece suçun unsurlarının oluşmadığı halde yerel
mahkemece yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine dair karar verilmesi, usul
ve yasaya aykırılık oluşturmaktadır[15].
Bilişim sistemini oluşturan bilgisayar, cep
telefonu, tablet vesaire cihazların suçun unsurları, suçun vasfı ve deliller
açısından titizlikle incelenmesi gerekir.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin aynı doğrultudaki bir
kararında şöyle denilmektedir; “ Somut
eylemin adli emanette bulunan bilgisayarların incelenmek suretiyle bahis
oynatılan sitenin yurt içi mi yoksa yurt dışı mı olduğunun tespitine göre 5/a veya
5/b maddesine göre uygulama yapılması gerekir”[16].
Maddi gerçeğin ortaya
çıkarılması açısından dosya kapsamındaki eylemlerin ve delillerin net bir
şekilde ortaya konulması gerekir. Soruşturma ve kovuşturmalarda masumiyet
karinesi ihlal edilmeden hukuki sınırlar içerisinde kalınması ve dosyanın
magazinleştirilmemesi gerekir.
İddianamede hangi
şüphelinin hangi eylem veya eylemleriyle kanunilik sınırları içerisinde kalmak
kaydıyla hangi suçu ne şekilde işlediğinin delilleriyle birlikte ortaya
konulması şarttır. Genel geçerli ifadelerle şüphelileri veya sanıkları suçlamak
yerine bilimsel ve teknik veriler ışığında somut delillerle atılı suçun
belirtilmesi adil yargılanma ilkesi açısından bir gereklilik oluşturmaktadır.
Somut
olayın özelliklerine göre, arama ve el
koyma kararı ile bilgisayar kütüklerinde arama ve kopyalama kararlarının hukuka
uygun olması, arama ve el koyma işlemlerine yönelik tutanakların Ulusal Yargı
Ağı Bilişim sisteminde mevcut olması,
arama ve el koyma işleminin sulh ceza mahkemesi kararında belirtildiği
tarih ve saatler arasında yapıldığının tespiti şart olup arama kararında belirtilen
saatler dışında herhangi bir arama veya el koyma işleminin yapılmaması
gerekir.
Bilgisayar
ve kütüklerinde arama usulü 5271 sayılı Kanun’un 134. maddesinde düzenlenmiş olup,
somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde şüphelinin
kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde
arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların
çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilmelidir.
Maddi gerçeğin ortaya
çıkarılması açısından bilişim sistemleri ile tarih ve saatte hangi yasadışı
bahis sitelerine girildiği ne kadar para yatırıldığı, sitelere giriş ve çıkışlar, ne sıklıkla
girildiği, reklam yapılmışsa reklamın ne şekilde ve nasıl yapıldığı, yapıldığı tarih, reklam yapan kişinin diğer faillerle
arasındaki para ve telefon trafiği, reklam yaptığı iddia edilen kişinin sosyal
medya fenomeni olup olmadığı, reklam
yapan kişinin ünlü olup olmadığı, tanınır olup olmadığı, reklamın insanlar
üzerinde bahis oynamayı özendirip özendirmediği ve reklamın teşvik içeriğine
sahip olup olmadığı gibi hususlarda bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. İdarenin
tek taraflı açık kaynak bilgileri ile gözaltı ve/veya tutuklama işlemi yapılmamalıdır.
Bilirkişinin kolluk görevlisi olmaması ve alanında uzman bir teknik personel
olması şarttır.
Maddi
gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tanık ifadeleri çok önemli olup yasa dışı
bahis oynayanlar olayın mağduru olmayıp yasa dışı bahis oynama eyleminin
failleridir. Ancak tanık olarak yeminsiz olarak ifade vermelerinde hukuki bir
sakınca bulunmamaktadır.
İhbar
veya şikâyetin kapsam ve içeriği, şikâyet veya ihbar sonucunda kolluk
tarafından yapılan incelemelere dair tutanak içerikleri, usule uygun olarak alınan iş yeri ve
bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına yönelik karar ve anılan karar
uyarınca yapılan arama neticesinde ele geçen bahis bültenleri, üzerinde farklı
isimler yazılı kuponlar ve bilgisayar kütüklerinde yapılan inceleme uyarınca
düzenlenen raporlar incelendikten sonra yeterli delil bulunuyorsa gözaltı
kararı verilmelidir. Şüpheli gözaltındayken varsa tanık ifadeleri alınarak
kuvvetli suç şüphesi oluşturan hallerde 7258 Sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen
a-b-c fıkralarındaki suçlar açısından somut olayın özellikleri ve dosyadaki
delillere göre suçun işlendiği hususunda kuvvetli şüphe varsa, koşullarının oluşması şartıyla şüpheli veya şüpheliler tutuklamaya sevk edilmelidir.
Şüpheli
hakkında düzenlenen Masak raporunun ve/veya soruşturma dosyasının bir bütün
halinde temin edilerek teknik konularla ilgili bilirkişi incelemesi de yaptırılarak
yasa dışı bahis oynatmak amacıyla bilişim sistemlerinin kurulup kurulmadığı, hangi
site veya siteler üzerinden bahis oynatıldığı, şüpheliler arasındaki örgütsel
veya iştirak ilişkisinin tespiti ile yasa dışı bahis oynayanlar açısından ise
faillerin oynamak amacıyla para transferi yapıp yapmadığının hesap hareketleri
incelenmek suretiyle tespit edilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar
verilmesi gerekir.
SONUÇ
Yasadışı bahis ve şans oyunu
suçlarında dar anlamda suçtan zarar gören Spor Toto Teşkilat Başkanlığı olup geniş anlamda suçtan zarar gören kamu
yani devlettir. Vergi kaybı nedeniyle devlet zarar görmekte ise de; asıl zarar
gören toplumu oluşturan bireylerdir. Bahis
ve şans oyunlarının tamamı umut tacirliği olup bireysel ve toplumsal gelişmeyi
engellemekte olup kolay kazanma kültürünü topluma egemen kılmaktadır. Bireylerin
emeksiz ve kolay para kazanma hırsının kötü niyetli kriminal kişiler tarafından
vergisiz olarak istismarı da suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçla korunan hukuki
yararların öngörülen cezalarla orantılı olması ve soruşturma ve yargılamaların magazinselleşmemesi
gerektiği kanaatindeyiz.
Örgüt halinde işlemenin
kolaylığı gözetilerek yasadışı bahis ve şans oyunu suçlarının nitelikli hal
olarak düzenlenmesi gerekir. Gözaltı, yakalama ve tutuklama işlemlerinin ceza
hukukunun temel ilkelerine uygun yapılması ve adalet duygusunun
incitilmemesinden hukuku devleti açısından bir gereklilik bulunmaktadır.
Soruşturması veya
kovuşturması devam eden şüpheli veya sanıkların kullandıkları yasadışı bahis ve
şans oyunu sitelerinin soruşturma veya kovuşturmaya rağmen kapatılmaması ve
organizasyonun engellenmemesi suçla mücadelenin etkin yapılmaması izlenimini
vermektedir.
CENK
AYHAN APAYDIN
Avukat-Yazar
[1] Belci, Ozancan, Spor
Müsabakalarında Yasadışı Bahis Ve
Şans Oyunu Suçları, Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi, (2021), 11(2),
379-418. https://doi.org/10.52273/sduhfd..988484, 1.
[2] Erbaş,
Rahime /Tokgöz, H. Begüm, “Türk Ceza Hukukunda ‘Ultima Ratio’ İlkesi Bağlamında
Spor Müsabakalarına Dayalı Bahis ve Şans Oyunları”, 5. Türk-Kore Ceza Hukuku
Günleri Karşılaştırmalı Hukukta Ekonomik Suçlar Uluslararası Sempozyumu
Tebliğler Kitabı, Editör. İzzet Özgenç, Cumhur Şahin ve Faruk Turhan, Seçkin
Yayıncılık, Ankara, 2020, C. II, ss. 1719-1754, 1739.
[3] Belci,
413-414.
[4] Yargıtay
7. Ceza Dairesi’nin 15. 04. 2024 tarihli, 2021/5681 esas ve 2024/3942 sayılı kararı. İhbar üzerine, sanığın işlettiği isimsiz vasfı belirsiz yere gidildiği,
kolluk görevlilerinden birisinin müşteri rolüne bürünerek bahis oynadığı, daha
sonra mahkemece verilmiş bir arama kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan
hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı ya da kolluk amirinin yazılı emri olmaksızın
diğer kolluk görevlilerinin de içeri girdiği, iş yerinde bulunan bilgisayar ve
kupon yazıcısının muhafaza altına alındığı ve sanığın 7258 sayılı Kanun’a
muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı
anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında; iş yerinin bir yakınına ait olduğunu,
kendisinden emaneten bakmasını istediğini, yasadışı bahis oynatıldığını
bilmediğini beyan etmiştir.
[5] Belci,
388.
[6]
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi’nin30. 01. 2024 tarihli, 2024/ 346 esas ve 2024/281 sayılı kararı.
[7] Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 9. 09.
2024 tarihli, 2024/1608 esas ve
2024/6598 sayılı kararı.
[8] Belci,
412.
[9] Belci,
412.
[10]
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi’nin30. 01. 2024 tarihli, 2024/ 346 esas ve 2024/281 sayılı kararı.
[11]
İstanbul
Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi’nin2. 02. 2024 tarihli, 2024/ 458 esas ve 2024/393 sayılı kararı.
[12] Apaydın,
Cengiz/Apaydın, Cenk Ayhan, Yargıtay
Kararları Işığında Suç Örgütleri, Ankara 2024, 1.
[13] Özek, Çetin, “Organize Suç”, Prof. Dr. Nurullah
Kunter’e Armağan, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul 1998, s. 195
[14]
Dönmezer, Sulhi, “Örgütlü Suçların
Önlenmesi ve Değerlendirilmesi”,
Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer Armağanı, C:I, Ankara: 2008, 176-177.
[15]
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi’nin30. 01. 2024 tarihli, 2024/ 346 esas ve 2024/281 sayılı kararı.
[16]
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi’nin15. 01. 2024 tarihli, 2024/ 189 esas ve 2024/81 sayılı kararı.